Forum Faaliyet Akışı

Filitrele
Sırala Zaman Göster
Recent Recent En Popülerler En Popülerler Tamamı Tamamı Son 7 Gün Son 7 Gün Son 30 Gün Son 30 Gün Hepsi Hepsi Fotoğraflar Fotoğraflar Forum Forumlar
Filitreleme : Son 7 Gün Hepsini Sil
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 17:40
    Besni İlçesi Şambayat Beldesi Şambayat, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Tarihi Beldemiz 300 yıl önce Şam şehrinin Türkmen BAYAT aşiretine mensup köylerinden getirilen insanlarca kurulmuş bayat TÜRKMEN aşiretinden bir beldedir. Bir kolumuzda yel bastı (şamuşağı) köyüne iskân edilmişlerdir. Bir kısım insanlarımız Elazığ’ın Yukarı Çakmak köyünü kurmuşlardır. Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2010 4193 2007 4245 2000 4998 1997 5352 1990 4574 1985 3276 Şambayat Adı Anadolu da yerleşim yerlerinin adları kuruluşlarına göre değişmekle beraber; çoğunun adının belirlenmesinde Büyük Türk Göçünden önce hangi koldan oldukları etkili olmuştur. Birçok yerleşim biriminin adı verilirken genellikle bağlı bulundukları kol adı da zikredilmiştir. Şambayat adı da bunlardan biridir. Rivayete göre Büyük Türk Göçü sırasında Oğuzların Boz-Oklar Kolunun Gün-Han Oğullarına tabi Bayat Boyundan bir grup Şam taraflarına giderler. Belli bir süre sonra bu gruba Şam Bayatları denmeye başlanır. Genellikle hayvancılıkla uğraşan Şam Bayatları bu bölgede hayvanları ve kendileri için uygun bir ortam bulamazlar. Şam Bayatı büyükleri uygun ortam için Anadolu’ya göç etmeye karar verir ve birkaç gruba ayrılırlar. Anlatılanlara göre bu gruplar şimdi Adıyaman ili sınırları içerisinde bulunan Şambayat (Kasaba), Adana ili sınırları içerisinde bulunan Şambayat (Köy), Yozgat ili sınırları içerisinde bulunan Şambayat (Köy) adlarında yerleşim yerleri kurarlar, Bir grupta Konya Karaman’a yerleştikleri anlatılır. Şambayat kasabasının adı Bayatların Şam Bayat kolundan anlamına gelen ŞAMBAYAT olmuştur. Bugün ki yaşadığımız yere adını veren “Şam-Bayadı” oymağı oğuzların 24 boyundan biri olan ve soylu sayılan Bozok kolu içerisinde yer almışlardır. Osmanlı hükümetinin 1691 yılında geniş çaplı bir göçebe yerleştirme hareketine girişti bunun sonucu olarak, kışlarını Suriye’de yazlarını da bu bölgede geçiren bu oymak, 1691 yılı itibariyle bugün ki yerine yerleştirilmiştir. Yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi arazinin en iyisi boy ve oymak beylerine ve “TORUN” denilen oymak soylularına verilmiştir. Buna karşılık Torun, devlete vergi toplar. Bu iş Cumhuriyete kadar devam eder. En son Torun 1932 yılında ölen Torun Hacı Mustafa’dır . Bayat Boyu Bayat boyu, Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan biri ve Kaşgarlı Mahmud'a göre Divân-ı Lügati't-Türk'deki yirmi iki Oğuz bölüğünden dokuzuncusu; "Bayat"lardır. Belgeleri şudur: diye tanımladığı bir Oğuz boyudur. Bu boyun, Bozoklar'dan Oğuz Kağan'ın oğlu Gün Han'ın soyundan geldiği kabul edilir. Ancak Kaşgarlı'nın bu sıralamada o dönem güç kazanan öncesinde ise 24. sırada bulunan Kınıkları 1. sıraya çıkarması da göz önünde bulundurulmalıdır. Kaşgarlı dışında genel kanıysa Kayıların 1. sırada, Bayatların ise 2. sırada olduğu şeklindedir. Anlamları "Bayat" kelimesinin Eski Türkçedeki anlamı varlıklı, zengin veya devletli'dir. Ayrıca, "kadīm (Tanrı)", "Allah'ın "Kadīm" sıfatı karşılığı", "Hudâ manasınadır" ve "eski, kadîm bir Türk aşîretidir; geceden kalmış taʿam, şebmānde, ʿilm-i mūsikide bir makam ismidir; nevā nagamātının mülhikātındandır" anlamlarındadır. Dağılımları Siyasi birliği ve merkeziyetçiliği bir hedef olarak benimseyen Büyük Selçuklu Devleti, siyasi birliği sağlamak için 11. yüzyılda Anadolu'ya yönelen göçmenleri iskan ederken büyük ve kuvvetli boyları bölerek birbirinden uzak bölgelerde yerleştirmiştir. Bugün Anadolu’nun değişik yerlerinde Kınık, Avşar, Bayındır, Salur, Bayat, Çepni gibi büyük Oğuz boyları isimleri taşıyan köylere, ailelere rastlanması Selçukluların bu “parçalayarak iskan” politikalarının bir sonucudur. Anadolu'da Günümüzde Bayat, Bayatlar, Bayatlı gibi adlarında, çoğunluğu batı Anadolu'da otuziki yer adları görülür. Afyonkarahisar Bayat ve Çorum'un Bayat ilçelerinin, Bolu'nun Bayat köyünün adı bu boyla bağlantılıdır. Ayrıca Urfa ve Elazığ illerinde yaşamlarını sürdürmektedir. Bir bölümü Adıyaman'ın Şambayat (şam-bayadı) kasabasına yerleşmiştir. Büyük bir kesim ise İzmir ilinde, Narlıdere civarına yerleşmiştir. Niğde Altunhisar Bayat koyu bulunmaktadır. En büyük kitle ise Konya/Ereğlisi civarında yaşamaktadır. Bugün kendilerine Bekdikler diyen bu insanlar Dulkadirli popülasyonunun bakiyeleridir. 4. Murad zamanında Maraş, Elbistan yörelerinden bu bölgeye göç ettirilmişlerdir. Bugün bile bu insanların hayatlarında klasik Türkmen, bozkır yaşamının öğelerine sıkça rastlanır. Ayrıca Kayserinin akkışla ilçesininde kökeni bayat boyundan gelen oğuzlara dayanır. Kayseri hacılarda da nüfusun yarısından çoğuda bayat boyundan gelmektedir Nevşehir (Kozaklı ilçesi) ve (Avanos ilçesi İğdelikışla köyü bölgesinde bayat boyundan gelen aileler yaşamaktadır. Sivas, Kilis, Gaziantep, Halep, Rakka bölgelerinde Bayat boyunun en büyük aşiretlerinden olan Elbeyliler yaşamaktadır. Kırıkkale Balışeyh ilçesi ve Merkezinde yaşayan Pehlivanlı Aşireti, Bayat boyunun en büyük oymaklarından birisini oluşturur. Ailenin elinde 18 nesil geriye giden soyağaçları orjinal hali ile mevcuttur.Yapılan araştırmalar ışığında birçok kitap yazılmıştır.Ayrıntılı bilgiler Oğuzlar kitabında bulunabileceği gibi, Baki Yaşa Altıok'un Gazi Üniversitesi çatısında yaptığı araştırmalardanda edinilebilir. Afganistan'da Günümüzde Afganistan'da Bayat boyundan insanlar Kabil, Mezar-ı Şerif ve diğer küçük köy ve kasabalarda yaşamlarını sürdürmektedir. Irak'da Günümüzde Irak'da Bayat boyundan insanlar Musul, Kerkük ve diğer küçük köy ve kasabalarda yaşamlarını sürdürmektedir. İran'da Günümüz İran"da da yer adlarında Bayat, Bayatan, Bayatlu, Bayatlar olarak görünür; bunlar, Arak ile Zanjan yakınlarında, Urmiye yakınlarındaki (Reżāʾīya), Huzestan içinde Daşt-e Mişan'da, Borüjerd yakınlarında ve Horasan'da Daragaz yakınlarındadır. Safevi döneminde İran'da Bayatların toplam gücünün 40.000 aile olduğu tahmin edilir. Diğerleri Azerbaycan'da beş (Ağcabedi, Deveçi, Neftçala, Şamahı ve Ucar rayonlarında), Türkmenistan'da dört ve Türkmenistan sınırına yakın Özbekistan'da bir, Bayat, Bayat-Khadzhi ve Bayat-Sindzhap adında yerleşim yerleri bulunur. Ayrıca, kuzey Suriye'de ve Türkmenistan'da Amuderya üzerinde, bu boydan küçük toplulukların yaşadığı görülür. Kasabanın Kuruluşu ve Gelişimi Şambayat'ta ilk yerleşimler paleolitik yerleşme şekli denilen oyma mağralarda barınma şeklinde başladığı bilinmektedir. Yöre su kaynakları ve doğa imkanları nedeni ile yerleşime müsait bir çevre olmasından dolayı ilk çağlardan beri sürekli yerleşim bakımından tercih edilmiştir. Şambayat kasabasının kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte ;Sultan Yıldırım Beyazıt Han tarafından Besni (Kül şehri –sofraz veya üçgöz ve Şambayat ile birlikte.)Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı kayıtlarına göre bu dönemde Şambayat Besni’ye bağlı bir nahiye olarak zikredilmektedir. Cumhuriyet döneminden de Şambayat önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Bunu Şambayat ta okulun açılış tarihinden anlayabilmekteyiz 1928. 1928 Yılında Anadolu’da nadir yerleşim yerinden okul bulunmaktadır. Cumhuriyetin ilanıyla, önce Malatya’ya, sonra Antep ’e, sonra tekrar Malatya’ya bağlanır. 1954 yılında Adıyaman’ın il olmasıyla Besni ile beraber Adıyaman’a bağlanır. Şambayat uzun yıllar Nahiye Müdürleri tarafından yönetilmiş; 4 Mayıs1969 tarihinden itibaren belediyelik olmuştur. Kasabanın ilk Nahiye Müdürü Mullahmet Halil İbrahim’dir. İlk belediye başkanı Recep Bilgiç ’ tir. Şambayat kasabasına elektrik 1977 yılında verilmiş, telefonun 1930’lardan itibaren karakolda olduğu bilinmektedir. Kasabalı ilk defa traktörü 1952 yılında almıştır. Bu gazla çalışan bir traktördür, bu traktörü de Mazinler (Mazin Haceli- Haceli ÇETİN ) almışlardır. 1944 yılında trahom (göz ilaçlama ) memuru bulunduğu bilinmektedir. Rivayetlere göre şuan yerleşim yeri ile birlikte kasaba çevresinde, halen kalıntılardan da anlaşıldığına göre, birkaç küçük köy olduğu söylenmektedir. Eğitim ŞAMBAYAT MERKEZ İLKÖĞRETİM OKULU 1927 yılında, o zamanki adıyla Malatya İli Besni İlçesi Şambayat Köyünde “Şambayat İlk Mektebi” olarak eğitim-öğretime başlamıştır. 1927-1928 Ders senesinde yaklaşık 25 öğrenci kayıt yaptırmış, bunlardan 12 kişi 3 yıllık eğitimin sonunda “İlk Tahsili Bitirme Şehadetnamesi” ile mezun olmuşlardır. Cumhuriyetin ilk yıllarında açılan bu okula çok sayıda kız öğrencinin de devam ettiği kayıtlardan görülmektedir. Okulumuz, Şambayat ve çevre köyler için büyük fırsatlar oluşturmuş, o yıllardan başlayarak köy halkının okuma-yazma oranı hızla yükselmiştir. Bu durum sonraki yıllarda Şambayat ve yöresinde birçok öğretmen, mühendis, memur ve diğer kamu görevlisinin yetişmesinde kendini göstermiştir. Şu anda bizim okulumuzdan mezun olmuş, devletin önemli mevkilerinde görev yapan veya emekli olan yüzlerce insanımız mevcuttur. Şambayat İlk Mektebi, 1950’den sonra İlkokul olarak eğitim-öğretime devam etmiştir. Bu durum 1996’ya kadar böyle sürmüştür. 1996-97 Eğitim-öğretim yılından itibaren 8 yıllık kesintisiz eğitim ile birlikte okulumuz, Şambayat Merkez İlköğretim Okulu adını almıştır. ambayat Merkez İ.Ö.O başlangıçtan günümüze kadar 4 bina değiştirmiştir. Nüfusa paralel olarak öğrenci mevcutlarının çoğalmasıyla beraber, derslikler yetersiz gelmiş, yeni dersliklere ihtiyaç duyulmuştur. 1958 yılında, şu anda okulumuzun bahçesinde atıl durumda bulunan, Amerikan tip projesine uygun 4+1 derslikli 2 bina yapılmış , uzun yıllar burada eğitim öğretime devam edilmiştir. Son olarak şu anda eğitim-öğretim yapılan bina 1994 yılında inşa edilmiştir. Tek katlı olarak inşa edilen binanın üzerine sonraki yıllarda 2. ve 3. katlar ilave edilmiştir. Böylece, 3 katlı, 11 derslik, 3 idari oda, 1 öğretmenler odası ve 1 de kütüphane odasından müteşekkil okul meydana gelmiştir. Yaklaşık 12 yıl atıl durumda olan eski bina 2006 güz döneminde Milli Eğitim Müdürlüğümüzün onarım planına alması ile Aralık ayında onarılarak eğitime kazandırıldı. 4 Derslik ve bir idari odadan oluşan binanın faaliyete geçmesi ile 1.Kademe öğrencilerimiz normal eğitim fırsatı yakalamış oldular. Aynı zamanda her iki binamızın ısınma problemi de çözülerek kaloriferli sisteme geçmiş olduk.Ancak tüm öğrencilerimizin normal öğretime geçmesi için 4 dersliğe daha ihtiyacımız bulunmaktadır. Okulumuz bahçesi en geniş olan okullardan birisidir. Yaklaşık 10 dönümlük bahçesi ihata duvarı ile çevrilmiş ve ağaçlandırılmıştır. Bu ağaçlandırma işini yaparken gerekli fedakarlığı gösteren, dereden kovalarla su taşıyan o zamanki öğrencilerimize, öğretmen ve idarecilerimize şükran borçluyuz. ŞAMBAYAT ATATÜRK İLKÖĞRETİM OKULU 1988 yılına kadar Şambayat Kasabasında (Şambayat Merkez İlköğretim Okulu) adında bir okul varken, kasabanın genişlemesi ve çevre köylerden göç alması sonucu ikinci bir ilköğretim okuluna ihtiyaç duyulmuştur. 1988 yılında Şambayat Fatih mahallesinde üç derslikli olarak Atatürk İlkokulu adını alan şu andaki Şambayat Atatürk İlköğretim okulumuz yapılmıştır. Okulun arsası hayırsever vatandaşlar tarafından satın alınmış ve Milli eğitim Bakanlığına bağışlanmıştır. 1996/1997 eğitim öğretim yılında okulun derslikleri yetmeyince ikinci katına dört derslik daha ilave edilerek derslik sayısı yediye çıkarılmıştır. 1998 yılında üçüncü katına dört derslik daha ilave edilmek suretiyle şuandaki on bir derslikli ilköğretim okulumuz oluşturulmuştur. Bu kadar derslik yapılmasına rağmen taşıma merkezli bir okul olduğu için normal öğretim yapmak için sınıflarımız yetersiz kalmaktadır. Okulumuzun teknoloji sınıfı 2006 yılında hizmete sunulmuştur. 2008/2009 yılında okul kitaplığı oluşturulmuştur. Kültür BAYAT TÜRKMENLERİ kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Çevre köyler kürt olduğu için beldeye yoğun kürt göçü olmuştur.Şuan belde yarı bayat aşiretinden türk yarı da kürtlerden oluşmaktadır. Coğrafi Konum Şambayat Kasabası Güney Doğu Anadolu Bölgesinde (Orta Fırat Bölümünde), Adıyaman ilinin batısında, Adıyaman’a 24 km. mesafede Adıyaman’ı batı illerine bağlayan devlet karayolunun üzerinde; Besni ilçesinin doğusunda, Besni’ye 23 km. mesafede Besni-Adıyaman karayolu üzerinde, 630 m. rakımlı bir yerleşim birimidir. ŞAMBAYAT ÇEVRESİNDE BİLİNEN ESKİ YERLEŞİM YERLERİ(KÖY YERLERİ) Kaynarca İncirli Kaba ağaç Köy bağları Abındı Kuvvet taşı Örenin dere Gavur Kalesi Boğaz Kesen İklim Şambayat, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu iklimlerinin karışımı tipik bir iklime sahip olan kasabamız; kışları soğuk ve yağışlı yazları sıcak ve kurak geçmektedir. Yaz mevsiminde sıcaklık ortalama 30-40 derece arasında seyreder. Atatürk Barajının iklim ve nem oranına etkisi olduğu gözlenmektedir. Bitki Örtüsü Geçmişte yeşil alanlar bakımından oldukça zengin iken günümüzde su olmayan arazide ormanlar ve yeşil alanlar yok denecek kadar azalmıştır. Ancak kasabanın güneyinde uzanan vadideki eşsiz su kaynakları nedeni ile yakınlarından bulunan yerleşim yerlerine nazaran ağaç zengini bir yerdir. Susuz arazideki ormanların yok olma nedenlerinin başında bilinçsiz kesim yapmak gelmektedir. Şöyle ki: Büyüklerimizden dinlediklerimize göre ısınmak için eskide her evde en az bir kişi, her gün dağa oduna gider en az bir yük (Eşek Yükü) odun keser ve getirirmiş. Şu anda özellikle sulu arazilerde kavak, boz kavak, çınar, söğüt, ceviz, dut, kaysı, erik, nar, hurma gibi; susuz arazide Antep fıstığı, badem, gibi ağaç çeşitleri yetiştirilmektedir. Tarım Kasabamızda tarım ön plandadır. Kasabamız geçmişteki adını duyurduğu iki önemli ürünü üzüm ve karpuzdur. Daha sonraki yıllarda bunlara Antep Fıstığı da eklenmiştir. Ancak bağlardaki hastalık sebebiyle eski üzümler yetiştirilemez olmuş, Bağların çok olduğu eski dönem kayıtlarına göre (Osmanlı kaynakları ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi) Peygamber üzümü adı verilen üzüm cinsinin methiyelerine rastlanmaktadır. Son yıllarda yeniden bağ dikimi başlamış her yıl yeni bağlar dikilir olmuştur. Bu bağlar amerikan çubuğu veya acı çubuk denen asma çeşidi ile dikilip sonra aşılanmaktadır. Göksu ırmağı yatağının kum ocakları tarafından tahrip edilmesi Şambayat karpuzunu bitirme noktasına getirmiştir. Bunların dışında pamuk, tütün, buğday,nohut,mercimek ve domates ,biber , patlıcan gibi sebzeler yetiştirilmektedir.Erik üretimi de şimdiye kadar ciddi bir gelir kaynağı idi , ancak bahçelerde meydana gelen hastalıklarla mücadele edilemeyince şu anda düşüş görülmektedir. Eriğin alternatifi olarak birkaç yıldır kasabada dikimi yapılan hurmalarda verim ve gelir bakımından ümit vermektedir. Şambayat Karpuzu Özellikle kışın tüketilen mahalli çeşitlerden Şambayat Karpuzu üretimi azalmıştır. “Kışın karpuz tüketilir mi ?” demeyin. Şambayat’ta üretilen Şambayat Karpuzu, kötü koşullara oldukça dayanıklı, aroması çok lezzetlidir. Son yıllarda meydana gelen karpuz fiyatlarındaki dalgalanmalar ve özellikle Şambayat karpuzunun ekim alanı olan Göksu ırmağı yatağının çeşitli kum ocakları tarafından işgal edilmesi nedeniyle kasabamızda da karpuz üretim alanlarında bir daralma meydana gelmiştir. Şambayat Halkı için karpuz ekimi toplu ve aynı zamanlarda yapılan önemli bir etkinliktir. Karpuz ekimi yapacak aileler öncelikle, Göksu ırmağı yatağındaki kum alana giderek bu iş için en uygun alanı tespit edip işaretlemesi gerekmektedir. Tespiti yapılan alanın yaz aylarında azalan ırmak suyundan etkilenmeyecek (susuzluk çekmeyecek) kumsalı iyi olan yani: kolay kazılıp işlenebilecek bir alan olmasına dikkat edilir. Daha sonra bir yıl önceden özenle seçilip alınan karpuz çekirdeklerinin işaretlenen bölge dahilinde ince kumlu bir alana ekimi yapılır. Parmak boyu kadar büyüyen fideler özel açılmış çukurlara (ocaklara) . Bu çukurlar yarım metre eninde bir veya bir buçuk metre uzunluğunda olur. Ocakların her iki tarafına şaşırtma şeklinde dikimi yapılır. Bu fidelerin birkaç gün gözlenmesi gerekmektedir. Tutmayan kuruyan fidelerin yerlerine yenilerinin dikiminin yapılması için. Karpuz fidelerinin kökleri hayvan gübresi ile desteklenir. Çukurların her iki tarafına ortalama üçer kilo olacak şekilde hayvan gübresi eklenir. Çukurların ortaları boş kalır. Karpuz fideleri ortalama yarım metre kol attığında arası vurulur. Bu işlem: Ekici tarafından önceden ekim alanına yetecek kadar kuş gübresinin temin edilmesi ile başlar. İşlem ise önce ortası boş olan çukurların boş kısımları kazılır ve su seviyesinin biraz altına inilir.suyu biraz gölleneceği şekilde açılır. Bu alan kuş gübresi ile takviye edilir. Karpuzların arası vurulduktan sonra karpuzların gelişmesi sürekli gözlenir. Bu arada karpuzları beklemesi için bir bekçi tutulur. Bekçi kendi bölgesini görebileceği yüksekçe bir yere gölgelik (hayma) yapar ve geceli gündüzlü ekim alanını korur. Olgunlaşan karpuzlar Şambayat Halkı tarafından kararlaştırılan bir tarihte toplu olarak aynı zamanda toplanır. Toplama işlemi bir şenlik havasında geçer. Toplama işlemi güzün yapılır. Giyim Kuşam KADINLARDA GİYİM: Orta yaş ve üzeri kadınlarla genç kadınlar arasında giyim farklılığı görülmektedir. Orta yaş ve üzeri yaşlardaki kadınlar geleneksel giyim tarzını; genç kuşak ise modern giyim tarzını tercih etmektedir. Şambayat’ın geleneksel kadın giyimi: Baş ketenle (tülbent) kapalı, boyda çeşitli renklerde kumaştan dikilmiş fistan ve pantolondan oluşmaktadır. Çalışırken kadınlar şalvar kullanmaktadırlar. ERKEKLERDE GİYİM: Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de orta yaş ve üzeri ile genç nesil arasında giyim farkı görülmektedir. Orta yaş ve üzeri kesim başta şapka-terlik (takke) ,ceket, yelek ve pantolon veya şalvar kullandıkları görülmektedir. Genç kuşak ise modern giyim tarzını tercih etmektedir. Yaban Hayatı Kasabada daha önce yaşadığı bilinen Ayı, Domuz, Karakulak gibi hayvanlara artık rastlanmamakla beraber ; Kurt , ve kekliğe nadiren rastlanmaktadır. Bunların dışında kasabanın güneyindeki vadide halen tilki, çakal, tavşan ve çeşitli kuş türlerinin yaşadığı görülmektedir. NOT: Yaban hayvanlarından Karakulak ve Kurt gibi hayvanların önceleri kasabanın yakın çevresinde çok fazla olduğu anlatılmaktadır. Öyle ki; mezarlıkta yeni defnedilen cenazeleri bile çıkarırlarmış. (Ağgüllerde- Haşere Mustonun cenazesini mezardan çıkarmışlar.) Bundan dolayı mezarın başında samanla çiğit(pamuk tohumu) karıştırılarak yakılırmış. Yaban hayvanları mezara yaklaşmasın diye.
    0 Cevap | 5 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 17:22
    Besni İlçesi Yüzölçümü ve Rakımı İlçenin yüzölçümü 1.330 kilometrekaredir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (rakımı) 930 m. civarındadır.
    0 Cevap | 5 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 17:01
    Besni İlçesi ve Komşuları Besni İlçesi, coğrafi konum olarak Güneydoğu Anadolu’nun batı ucunda yer alan Adıyaman ilinin batı kesiminde yer almaktadır. İl merkezine 44 km., Gaziantep İline 95 km. uzaklıktadır. İlçenin kuzeyinde Tut İlçesi, doğusunda Merkez İlçe Adıyaman, güneydoğusunda Fırat Nehri (nehrin diğer yakasında Şanlıurfa İlinin Halfeti ve Bozova İlçeleri), güneyinde Gaziantep İlinin Araban İlçesi, batısında Gölbaşı İlçesi ile güneybatısında Kahramanmaraş İlinin Pazarcık İlçesi yer almaktadır.
    0 Cevap | 11 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 16:37
    Besni İlçesi Üçgöz Beldesi Üçgöz, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Tarihçe Beldenin biraz dışarısında bulunan çeşmeden Üçgöz ismini almıştır.Beldemiz Yöreyi Türkleştirmek için 300 yıl evvel iskan edilen Karakeçili ve Karakoyunlu Türkmenlerince kurulmuş ve Türk yaşam biçiminin bir örneği sofraz çayı kenarında kurulmuştur.Türk kültürü yaşayan Türkmen bir beldedir.Etrafında Kayı boyundan Karakeçili köyleri Çilboğaz ve Geçitli köyleri vardır.Aile hekimi pratisyen doktor M.Melikşah Yılmaz'dır. Tarihçi Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu'nun Anadolu Aşiretleri eserinde 971 senesi ( Miladi 1563-64 senesi) Tapu Kadastro, Kuyud-i Kadime Arşivi ve Tahrir Defterlerine göre (T.D. nr.116, varak: 239b - 294a ve varak: 207b) o yıllarda Sofraz'da yaşayan cemaat (aşiretler) aşağıdaki şekildedir: Değişirlü Cemaati, Maraş Yörükleri Taifesinden, Boy: Kınık , Oğuz'un Üçok Kolu Deniz Han Oğullarından, Sembol: Türkmen, Hane Sayısı: 6, Mücerred (safkan): 8, Yurt: Sufraz (t-i Behisni) kışlak, Sancak: Maraş ve diğer cemaat: Yaycılar Cemaati. Maraş Yörükleri Taifesinden, Çağırganlu Grubu, Boy: Eymür, Oğuz'un Üçok Kolu Dağ Han Oğullarından, Sembol: Türkmen, Hane sayısı: 1, Mücerred: 0, Yurt: Sufraz, Sancak: Maraş. Görüldüğü gibi 1563 yılında 7 haneli köyün nüfusu yaklaşık 50 - 70 kişidir. Bu bilgiler Yavuz Sultan Selim'in İran seferi sırasında bölgede yeralan Beşyol, Taşlıyazı, Yoldüzü (Mıhırtıl), Kızılhisar, Geçitli, Çilboğaz, Surfaz, Kesecik Karyelerine (köylerine) Maraş Türkmenlerini yerleştirdiği bilgileri ile örtüşüyor. Benzeri yerleşimler Tut Nahiyesinin Balkar, Karaburun, Belören, Harmanlı ve Akçatepe Karyelerinde de yapılmıştır. Bu bilgilerden sonra yukarıda sözü geçen Karakeçili, Karakoyunlu ve Kayı bağlantılarının gözden geçirilmesi ve o satırların yazarı tarafından düzeltilmesi iyi olacaktır. Köyün dışındaki Kül Şehri adıyla bilinen kalıntılar, Sofraz Tümülüsü ve Anıt Mezarlar Kommanege Krallığı ( 2. Mitridates ) zamanından kalma olduğu söylenebilir. Köyün uzağındaki minarelerin ise Emevi döneminden kalma olduğu düşünülür. Harabelerin ve köyün içindeki önemli eserler Öksüz Minare, Mustafa Paşa Camii, Hasan Paşa Camii, Ulucami ve Haceli Bey Türbesidir. Haceli Bey Köyün eski imamlarından olup, kendisi kandırılarak diri biri için cenaze namazı kıldırmaya teşvik edildikten sonra, diri adamın gerçekten ölmesi sonucunda evine kaçarak kaybolan bir kişi olduğu söylenir. Kaçarken terliğinin tekini dışarıda bırakmış olduğu ve evinin Ziyaret haline getirildiği bilinmektedir. Surfaz'lı 1291 doğumlu Aziz Murat Besnili diğer 8 şehit gibi Çanakkale'de 19.4.1915'te şehit düşmüştür. Meraklısı için Surfaz, Kül Şehri ve Kommagene ile ilgili araştırma yapan tarihçiler ve eserleri aşağıdadır: (bunlar sadece eser adlarıdır, içlerinden alıntı yapılmamıştır) 1) Cumont,F., 1939, The Frontier Provinces of the East. Cappadokia, Lesser Armenia, Commagene Cambridge Ancient History Vol.:11 pp: 606 - 613 2) Cohen, Claude; Besni The Encyclopedia of Islam pp:1190-1191 3) Dörner, Friedrich Karl & Naumonn, Rudolf, 1939, Forschungan in Kommagene, Berlin Arkeoloji Enst., s:114 4) Fehmi Eraslan, 2002, XII Müze Çalışmaları ve Kurtarma Kazıları Semp. S:12-128 5) Fazıl F, 1953, Birkaç Türk kazısının Tarihçesi, s:263-272 6) Reinach Thedore, 1890, La Dynasti de Commagene, s: 362-380 7) Rohde G., 1943, Anadolu Biyografisine Ait, Belleten 25, s:168.. 8 Uzunçarşılı, İsmail H., 1984 9) Wilcken, Ulrich, 1894, Antiochus, Paklys Realencylopidic, s: 24909-24910 10)Halaçoğlu, Yusuf, Anadolu Aşiretleri Çalışması ve WEB sitesi (kendisine teşekkürlerimizle) Nüfus Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2007 2000 2,907 1997 2,419
    0 Cevap | 3 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 15:40
    Bir Aşk Bin Ölüm (1972) YÖNETMEN VE SENARYO : ERDOĞAN TOKATLI GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : FEVZİ ERYILMAZ OYUNCULAR : BİLAL İNCİ, CEYDA KARAHAN, HAKAN BALAMİR, SÜLEYMAN TURAN, NİHAT ZİYALAN, AYNUR AYDAN, TUNCER NECMİOĞLU, NURAY YAPIMEVİ (ŞİRKET) : BOZKURT FİLM (İSMAİL GONCA) KONU : MAFYA BABASININ GELİNİYLE YAŞAK AŞK YAŞAYAN BİR SERSERİNİN ÖYKÜSÜ.
    0 Cevap | 22 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 15:37
    Bir Aşk Bin Ölüm (1972) YÖNETMEN VE SENARYO : ERDOĞAN TOKATLI GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : FEVZİ ERYILMAZ OYUNCULAR : BİLAL İNCİ, CEYDA KARAHAN, HAKAN BALAMİR, SÜLEYMAN TURAN, NİHAT ZİYALAN, AYNUR AYDAN, TUNCER NECMİOĞLU, NURAY YAPIMEVİ (ŞİRKET) : BOZKURT FİLM (İSMAİL GONCA) KONU : MAFYA BABASININ GELİNİYLE YAŞAK AŞK YAŞAYAN BİR SERSERİNİN ÖYKÜSÜ.
    0 Cevap | 2 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 15:32
    Bir Aşk Bin Ölüm (1972) YÖNETMEN VE SENARYO : ERDOĞAN TOKATLI GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : FEVZİ ERYILMAZ OYUNCULAR : BİLAL İNCİ, CEYDA KARAHAN, HAKAN BALAMİR, SÜLEYMAN TURAN, NİHAT ZİYALAN, AYNUR AYDAN, TUNCER NECMİOĞLU, NURAY YAPIMEVİ (ŞİRKET) : BOZKURT FİLM (İSMAİL GONCA) KONU : MAFYA BABASININ GELİNİYLE YAŞAK AŞK YAŞAYAN BİR SERSERİNİN ÖYKÜSÜ.
    0 Cevap | 3 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 13:21
    Ülkelerin İsimleri İngilizce ve Türkçe İngilizce Ülke İsimleri İngilizce Türkçe Ülke İsimleri Ülkelerin İsimleri İngilizce ve Türkçe Ülkelerin ingilizce yazılışları şöyle; Turkey : Turkiye Brazil : Brezilya Spain : İspanya Greece : Yunanistan Japan : Japonya Argentina : Arjantin Britain : Britanya Pakistan : Pakistan Germany : Almanya Italy : İtalya Portugal : Portekiz Egypt : Mısır Persia : İran Estonia : Estonya South Africa : Güney Afrika Netherland : Hollanda England : İngiltere Canada : Kanada USA : ABD Iraq : Irak Jamaice : Jameika Syria : Suriye Mexico : Meksika Poland : Polonya Hungary : Macaristan Cuba : Küba Norway : Norveç Russia : Rusya France : Fransa Sweden : İsveç Scotland : İskoçya Lethonia : Letonya Romania : Romanya Bulgaria : Bulgarisan Finland : Finlandiya Denmark : Danimarka Algeria : Cezayir Morocco : Fas Israel : İsrail Kawait : Kuveyt Nicaragua : Nikargua Jordan : Ürdün Thailand : Tayland India : Hindistan
    0 Cevap | 32 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 13:14
    Besni İlçesinin Yöresel Yemekleri Besni Yöresel Yemekleri BESNİ TAVASI Besni ilçesinde yapılan bir çeşit tava türüdür. Yapımı oldukça basit ; tadı ise damağınızdan gitmeyecek kadar güzeldir. Yukarıda da belirtildiği gibi Besni Tavası için bir çok yerlerden gelen insan vardır. Büyük şehirlerde nadir olarak bulunan ; taş fırınlarda ; odun ateşinde pişirilir. Pişirilmesi ortalama 2 - 3 saat sürer. Burada dikkat edilmesi gereken , tavanın ateşin hemen yanında değil de uzak bir yerde , kendi haline , yavaş yavaş pişmesidir. Ateş yanında pişerse tava üzeri yanar ; iç tarafı pişmez. Bu nedenden dolayı pişirilmesi uzun sürer. Pişirme konusunda Besni'deki tüm fırıncılar bu işi ehli olduklarından sorun çıkmaz. Pişirme süresi ; sonuç için değecek türdendir. Beklenir , beklenir , beklenir ... Son olarak da taş ocakta pişmiş tırnaklı ekmek alınır. Tava ile birlikte eve götürülüp ; çatal,kaşık,tabak vb alet edevat kullanmadan ; sofra ortasına konan besni tavası , tırnaklı ekmek ile afiyetle yenir. * * * basit alüminyum kaplarda icine et ve sezonluk sebzeler konularak firina verilir. iki saat kadar pisirilir. sonrada tadina doyum olmaz. BESNİ TAVASI NASIL YAPILIR? Malzeme 1 kg. kuzu kuşbaşı 1,5 kg. patlıcan 1 kg. domates 250 g. yeşilbiber 1 fincan zeytinyağı 5 diş sarımsak 1 su bardağı su 1 yemek kaşığı tuz 1 yemek kaşığı pul biber 2 çay kaşığı karabiber Hazırlanışı Öncelikle kuşbaşı et kavrulur. Sonra patlıcanlar zar şeklinde büyük bir tepsiye doğranır. Daha sonra biber doğranır. Domatesler ise kabukları soyularak doğranır. Tepsiye doğranan malzemelerin yarısı bir kaba alınır. Tepside kalan malzemelerin üstüne kavrulan kuşbaşı dökülür. Kuşbaşının üstüne de kaba ayrılan doğranmış malzeme eklenir. Son olarak yemeğin üstüne sarımsak rendelenir, baharat, yağ, tuz ve su koyulup fırına verilir. Lavaş ekmeği ile yemenizi öneririz. Dövmeç Gereçler: 1 buyuk boy patlican 2 orta boy domates 1 sivri biber sirke hakiki zeytin yagi tuz 2 dis sarimsak Yapılışı: 1)onceden isitilmis firinimiza uzerine bicagin ucuyla deldigimiz patlicanimizi koyuyoruz.yumusayana kadar cikarmiyoruz. 2)domatesleri baska bir yerde rendeliyoruz. 3)sosu icin:sarimsagi tuzla dovup sirke ve zeytinyagi ile karistiriyoruz... 4)firindan cikardigimiz patlicanin kabugunu soyuyoruz ve once bicakla kucuk parcalara ayirip sogutuyoruz.sonrada domatesi ekleyi elimizle eziyoruz.icine karistirdigimiz sosu ekliyoruz sevis tabagina alip uzerine ince dogranmis yesil biberimizi ekliyoruz... Basalla Malzemeler: Bir kilogram kemikli kuşbaşı, 2 su bardağı ince köftelik bulgur, 1 su bardağı 1 yemek kaşığı salçası, 1 adet kuru 1 adet 3 yemek kaşığı un, 3 yemek kaşığı nar ekşisi, 1 yemek kaşığı nane, 1 tatlı kaşığı pul 1 tatlı kaşığı kara 1 tatlı kaşığı tuz. Yapılışı: Bir bardak suyla bulguru ıslatın, on dakika bekletip yoğurun. Bulgur yumuşayınca un, pul ve tuz ekleyin. Elinizi arada suya batırarak yumuşak bir bulgur hamuru tutun. Hamurdan, tan büyük parçalar koparıp şekli verin. Tüm bulgurlu hamuru aynı şekilde yapıp, bir kenarda bekletin. Tencereye tereyağı, tavla zarı formunda doğranmış ı ve eti Et suyunu bırakıp çekene kadar kavurun. Nohut, salçası, pul, nane, kara, tuz ve sekiz bardak su koyup, kısık ateşte 50 dakika pişirin. Kaynayan yemeğe nar ekşisi ve köfteleri atın. Yemeğin suyu azalmışsa sıcak su ilave edebilirsiniz. 20 dakika pişirdikten sonra da sıcak servis yapın. Hamurlu Bastık(Pestil) Kızartması Yöremizde “Bastık” da adı verilen bu yiyecek türü yöremizde kayısının ve dutun meyvelerinin sıkılması yani şıralarından yapılmaktadır. Yapılışı: Hazırlanan şıra ya kaynatılır veyahutta doğrudan evlerin damına çıkarılarak güneşte serilir ve özel çulların üzerine serilen bu şıra kaynatıldıktan sonra da bu çulların üzerine serilerek kurutulur. Kurutulan şıra bu çulların üzerinden levha haline gelir. Pekmezin şırası kaynatılıp karıştırılırken bu şıranın yaklaşık % 20’si kadar pekmez (dut şırası) yani sıcak pestil, damların üzerine serilmiş olan bu çulun üzerine az miktarda nişasta serpilir ki şıra bu serildiği çullara yapışmasın. Yöremizde yapılan bir ekmek türü olan “Yufka” gibi çok ince bir şekilde yapılan pestil de aynı pekmez gibi yöremizin en aranılan tatlıları arasındadır. Pekmezli Yoğurt: Bir tabak yoğurdun içine bir miktar pekmez ince bir şekilde daireler şeklinde akıtılır ve böylece sos haline getirilmiş pekmezli yoğurt yemeği adı altında yenilir. Pekmezli Kuymak: Yöremizde un aşı da denen bu yemeğin tatlıcı yerine konularak pekmez yenir. Yumurta un sut çırpılır, bu karışıma pestiller batırılarak kızartılır, buda yöremizde pestilden yapılan bir yemek çeşididir. Etli Çütte (Çiğ Köfte) Malzemeler yarım kilo çiğ köftelik bulgur 2 büyük kuru soğan yarım çay bardağı zeytinyağ 5 yemek kaşığı domates salçası 2 yemek kaşığı acı biber salçası 2 yemek kaşığı isot 1 çay kaşığı kimyon 7 diş sarımsak yarım kilo çiğ köftelik kıyma (3-4 kere çekilmiş) 1 demet maydonoz yarım demet yeşil soğan 1 demet taze nane 1 demet kıvırcık salata 1 çay bardağı su Yapılışı Robotta çekilen kuru soğanlar, bulgur ve zeytinyağ 10 dakika yoğrulur. Daha sonra sırasıyla domates salçası, biber salçası ve isot ilave edilir. Kıyma da ilave edilip yoğrulmaya başlanır. Yoğurma sırasında kimyon, rendelenmiş sarımsak, ince kıyılmış maydonoz ve en son olarak yeşil soğan da ilave edilir. 20 dakika daha yoğrulurken su da yavaş yavaş ilave edilir. 10 dakika dinlendirilir. Ceviz büyüklüğünde parçalar ıslak elle alınıp avuç içinde bir kere sıkılıp şekil verilir. Nane ve kıvırcık yaprak eşliğinde servis edilir. Şillik Şıllık Krep Hamuru İçin 3 yumurta 1 su bardağı un 2 su bardağı süt 2 yemek kaşığı toz şeker 1 çimdik tuz ‘ yemek kaşığı eritilmiş ve soğutulmuş tereyağı Şerbet İçin 1.5 su bardağı şeker 2.5 su bardağı su 1/4 limon suyu Harç İçin 150 gram ceviz Yapılışı: Krep malzemeleri sırasıyla, yumurtalar ve şeker çırpılır, süt konur ve ardından un tuz koyulup elle un topağı kalmayana dek çırpılır. Krep hamurunu ince olacak şekilde teflonda bir defaya mahsus az yağlayarak 10-12 adet krep elde edilir. Şerbet için su şeker tencereye alınır, kaynadıktan sonra kısık ateşte 10 dakika pişirip ocaktan almaya yakın limon suyuda katılır. Harç için cevizleri 180 derecede sıcak fırında 10 dakika sote edilir, soğutulur ve iri kalacak şekilde dövülür. Şimdi tatlıyı servis edeceğiniz tabağa bir kat krep konur üzerine ceviz serpiştirilir, aynı işlem krepler bitene dek bir kat krep bir kat ceviz devam edilir. Üzerine sıcak şerbet gezdirilir. Hafif sulu kalır. Ilık servis edilir.
    0 Cevap | 27 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 12:29
    Besni İlçesi Topkapı Köyü Adıyaman Bilgiler Nüfus 450 veya 500 civarinda olup,50 60 haneli bir köy olmasina rağmen hane başina nüfus yoğunluğu 89 kişiye kadar çikmaktadir. Koordinatlar Posta Kodu 02300 Alan Kodu 0416 Yönetim Coğrafi Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi İl Adıyaman İlçe Besni Topkapı Adıyaman ilinin Besni ilçesine bağlı bir köydür. Tarihi Önceki ismi Hiznikan olan köyün ismi osmanlı imparatorluğu zamanında uygulanan iskan sisteminden gelmektedir.zamanla köyün isminin topkapı yapılmasi bu bölgeye geçmişten beri uygulanagelen politikalarin birer parcası olup köy halkını (özellikle gençleri) derinden üzmektedir Kültür Köyün Zengin Bir Mutfağı Vardır...Güneydogu ((kürt mutfağina özgü)) Mutfagının Her türlü Yemek Çeşitleri Bulunur.Ayrıca Köy Tarihi Yerler Bakımından da Zengin Bir Kültüre Sahiptir..Dikilitaş ve Sofraz Çayında bulunan mağaralar Gizemli Yönleri ile Ziyaretçilerin Ilgisini Cekmektedir.. Coğrafya Adıyaman iline 72 km Besni ilçesine 27 km uzaklıktadır.düz denebilecek bir yerleşime sahiptir gaziantep e 110 120 km uzakliktadir İklim Köyün iklimi karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Nüfus Yıllara göre köy nüfus verileri 2007 2000 450 1997 - Ekonomi Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Muhtarlık Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları: 2004 - Şükrü Kahraman 1999 - Halil Avcı 1994 - Halil Avcı 1989 - Mehmet Atalay 1984 -Mehmet Atalay Altyapı bilgileri Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
    0 Cevap | 10 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 12:06
    Besni İlçesi Suvarlı Beldesi Suvarlı, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Suvarlı, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Adıyaman iline bağlı olup Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman ilerinin birleştiği noktada bulunur. Bir Lise, Bir Sağlık Ocağı, İki İlkögretim Okulu, Üç Camisi Bulunmaktadır 1 Coğrafî konumu 2 Mahalleler 3 Ekonomi 4 Nüfus 5 Altyapı 6 Dış bağlantılar Coğrafî konumu: Suvarlı kasabası, Adıyaman iline bağlı olup Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerinin birleştiği noktada bulunur. Mahalleler: Adalet Mah. Hürriyet Mah. Cumhuriyet Mah. Ekonomi: Kasabanın ana geçim kaynağı Antep fıstığı ve bağcılıktır. Ayrıca tarım ve hayvancılıkla da uğraşılmaktadır. Belde kururluş yeri itibarı ile her tarafı dağlarla çevrili normal olarak tek çıkış bulunması ile beraber teknolojik gelişmeler sonucu, beldede yeni yollar yapılması imkânı olmuştur. Nüfus Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2008 3.429 2007 6.324 2000 5.024 1997 3.846 1990 4.432 1985 4.200
    0 Cevap | 7 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 11:33
    Besni İlçesi Sugözü Beldesi Sugözü, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Mahalleler Atatürk Mah. İnönü Mah. Nüfus Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2007 2000 1,943 1997 2,556 1990 2,184
    0 Cevap | 8 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 11:07
    Besni İlçesi Sarıyaprak Beldesi Sarıyaprak, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Mahalleler: Cumhuriyet Mah. Fatih Mah. Yayıklı Mah. İklim: Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Coğrafya: Geniş düzlüklere ve vadilere sahip bir coğrafyaya, cılız bitki örtüsüne sahiptir. Ekonomi: Sarıyaprak beldesine bağlı Yayıklı mahallesinde yaklaşık 1600 kişi yaşamaktadır. Ekonomisi fıstığa dayalı olup az sayıda üzüm bağı vardır. Peygamber Üzümü tabir edilen uzun tipli üzüm yetişmekte ve Besni Üzümü olarak bütün kuru yemişçilerde satılmaktadır. Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2007 2000 4,250 1997 3,549 1990 2,306
    0 Cevap | 8 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 09:03
    Namus Kurşunu (1972) Yapımı: 1972 - Türkiye Tür: Dram Yönetmen: Semih Evin Oyuncular: Ceyda Karahan, Tugay Toksöz, Asuman Arsan, Mine Sun, Nermin özses, Nur Ay, Necdet Çağlar, Kadri Ögelman, Yusuf Sezer, Erol Yeşilyaprak, Ali Seyhan, Dündar Aydınlı, Sibel Güç Senaryo: Semih Evin Yapımcı: Mehmet Karahafız
    0 Cevap | 39 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 08:55
    Namus Kurşunu (1972) Yapımı: 1972 - Türkiye Tür: Dram Yönetmen: Semih Evin Oyuncular: Ceyda Karahan, Tugay Toksöz, Asuman Arsan, Mine Sun, Nermin özses, Nur Ay, Necdet Çağlar, Kadri Ögelman, Yusuf Sezer, Erol Yeşilyaprak, Ali Seyhan, Dündar Aydınlı, Sibel Güç Senaryo: Semih Evin Yapımcı: Mehmet Karahafız
    0 Cevap | 12 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 06:21
    Konu Sahibi Elçi Konu Besni İlçesi Ovaları Katagori Besni İlçesi
    Besni İlçesi Ovaları İlçenin güney kesimi (Kızıldağ bölgesi hariç olmak üzere) genellikle verimli ovalarla kaplıdır. Bölgenin doğu kesiminde Kızılin Ovası ve Sahantil Ovası, batı kesiminde Keysun Ovası yer almaktadır. Bu ovalar Keysun Çayı ve Sofraz Çayı ile sulanırken, son yıllarda çok miktarda sondaj yapılarak çıkarılan sularla sulanmaktadır.
    0 Cevap | 29 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Bugün, 06:02
    Clanddi Jinkcego Aliases: Elysee Paradise, Clandi Jinkcego, Claanddi Jinckego, Clanddi H Jinkcego, Clanddi Country: France State: Loire-Atlantique Town: Nantes Ethnicity: Caucasian Sign: Cancer Birthday: 1982-07-07 Eye: Blue Hair: BrownClanddi Jinkcego is a Porn Star from France. She was born in Paris on July 7, 1982. Our records show that Eeciahaa Dalifcka is currently active which means she is still making movies, doing live shows and/or doing photo shoots.
    0 Cevap | 44 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 21:20
    Besni İlçesi Köseceli Beldesi Yörenin tarihi genelde ilk çağ döneminde verimli hilal olarak adlandırılan Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve özelde Besni ve çevresinin tarihi ile paralel bir gelişme göstermiştir. Yörenin yazılı tarihi Anadolu'nun genel yazılı tarihinin başladığı MÖ. 1800 yıllarında Hititlerle başlar. MÖ. XVI. Ve XVI. yüzyılları arasında yöreye bir süre bir Babil Devleti Hâkim olur. Daha sonra sırasıyla Akatların, Hurrilerin, Mitanilerin ve doğudan gelen kavimlerin hâkimiyetine girer. Arkeolojik kazılardan elde edilen bilgiler Kummuh krallığı'nın (MÖ.1000 ) Köseceli'nin güney doğusu’nda yer alan Keysun (Şimdiki Çakırhöyük Beldesi) ile güneyinde yer alan Boybey-pınarı’nda hüküm sürdüğü burada elde edilen Kummuh krallığı’ndan kalma Luvi Hiyeroglif (resimli yazı) yazısıyla yazılmış taş bloklardan anlaşılmaktadır. Köseceli dahil olmak üzere verimli hilal olarak adlandırılan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne sonraki tarihi dönemlerde sırasıyla; MÖ. - 708 – 605 Yılları arasında Asurlular MÖ. - VII. Y.Y' da Kuzeydoğu'dan Anadolu'ya gelen Saka - İskit Türkleri. MÖ. - 600 – 555 Medler MÖ. 553’de Persler. MÖ. - 333 – 323 yılları arasında Makedonyalılar. MÖ. - 305 – 69 yılları arasın da Selevkoslar egemen olur. İdari merkezi Samsat ( Samosata), dini merkezi Sofraz ( Üçgöz Beldesi) olan ve sınırları Adıyaman’ın Gerger ilçesi’nden K.Maraş ve Gaziantep’in bir bölümünü' de içine alan ve aynı zamanda Helenistik kültürün özelliklerini de içinde barındıran Makedonya, Axamanit ve Selevkosların soyundan gelen Komagellan (Kommagane) krallığı MÖ. 69 - MS. 72 yılları döneminde yöreye hakim olur. Köseceli Beldesi’nde kuzeybatı ve batısı’nda bulunan çakmak taşı kullanılarak açılan mağaralar, Hiyeroglif yazıtlı taş bloklar, kaya kabartmaları, kaya mezarları ve beldenin merkezinde yer alan tümülüs, kara palıt ( kara meşe ) civarındaki ören yeri yazının kullanılmadan önce ve sonrası dönemleri yansıtan bulgulardır. Adıyaman - Besni ile birlikte yöreye Kommagane krallığı’ndan sonra Roma imparatorluğu, 395’ten sonra’da Bizanslılar (Doğu Roma İmparatorluğu) hâkim olur; 396 – 400 yıllarında Kafkaslardan Anadolu’ya giren Hun Türklerinin akınına uğrar. Hz. Ömer zamanından itibaren (634 – 644 ) bölge Müslüman Arap ordularının akınına uğrar. Yöre Halit Bin Velid 'in emrinde olan Rebiat-ül Bahali’nin, 670’lerde Emevilerin, 760'larda itibaren de ( 1085 yılına kadar) Abbasilerin hâkimiyetine geçer. Bu dönemde Köseceli'nin 12 km güneydoğusunda yer alan Keysun ( Çakırhöyük) halifelik mücadelesinde (Emin - Mem'un arasındaki) Emin taraftarlarının güçlü komutanları olan Mudar'ın merkezi konumunda olup, Keysun ile birlikte civarı komutan mudar ve Nasr Bin Şabas’a destek vermişlerdir. Kesmetepe sınırındaki Tavaş ( Tavas)'ın 200 metre yukarısındaki islamiyetin bölgeye girişindeki ilk sahabe mezarların örneklerinden olan mezar ile köseceli Beldesi’ndeki Ay Dede diye anılan mezar belediye tarafından korumaya alınmıştır. Bu dönemden kalma olduğu muhtemeldir. Yöreye Bizans destekli Babek isyanından sonra (837 ) Hamdaniler, akın eder. Aynı dönemde Bizans imparatorluğu islam ordularına karşı tampon bölge oluşturmak amacıyla yöreye Ermenileri yerleştirmeye çalışır. XI - Yüzyılın sonlarına doğru ( 1085 ) Besni, Sofraz, Keysun, Kargalı, Köseceli ve civarı Anadolu Selçuklu Devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın komutanlarından Buldacı Bey tarafından fethedilir ve Maraş’a bağlanır. Bu dönemde köseler taifesi Buldacı Bey'in onayı ile şimdiki yerleşim yerinin 1 Km kuzeybatısındaki alana yerleşir. Bu dönemden itibaren Şimdiki köseceli 'nin ilk yerleşim yeri ve çevresine köseler, köse dam ve köseceli denir.( Köse Dam aynı zamanda Konya ili’nin Bozkır ilçesi’nin bir köyünün de adıdır. I. Haçlı seferi sonunda ( 1097 ) yöre ile birlikte Urfa Haçlı Kontluğu’na bağlanır.Daha sonra ( 1150 'den itibaren ) sırasıyla Anadolu Selçuklu Devleti'nin, Zengilerin ve Eyyübilerin hâkimiyetine girer. Moğol istilası döneminde yöre tahrip olur. Nüfusun bir kısmı göç eder. 1398’de Osmanlılar yörede hâkimiyet kurar.Yavuz Sultan Selim’in mısır seferi’ne giderken takip ettiği ipek yolu Gölbaşı Çelikhan Belören, Suvarlı'dan Köseceli’ye Köseceli’den geçerek Kızılin’nden Fırat’a ulaşır. 1516’da Besni kalesi’nin anahtarı Yavuz Sultan Selim’e takdim edilir. Köseceli, Besni ile birlikte 1560’da Malatya sancağı’na bağlanır. Bundan sonraki dönem’de köseceli, Araban’dan Siverek’e, Suvarlı'dan, Doğanşehir'e kadar geniş bir alanı içine alan kimi zaman vilayet merkezi, kimi zaman sancak merkezi, kimi zaman da liva merkezi olan Besni’ye bağlanmıştır. 1882–1883 Diyarbekir salnamesi’nde Besni kazasına bağlı yerleşim yeri nüfus tablosunda köseceli köyü nüfusu tetirli ile birlikte 431 kişi olarak kayıta geçmiştir. 1884 Mamüret’ül Aziz vilayeti’nin Malatya Sancağı yıllığında Köseceli; Köseyanlı cemaati şimdi Köseceli Beldesi'nin mahallesi olan Tetirli’den de Tatarlu olarak bahsedilmektedir. 1983'te köseceliye 4 Km uzaklıktaki Yukarısöğütlü Köyü civarında yapılan (Resmi) mozaik kazısında VI. Y.Y.'dan kalma (Süryani Kilise'sinin tabanına ait) mozaikler tespit edilmiş ve bu mozaikler Adıyaman Müzesi'ne götürülmüştür. Birinci Dünya Savaşı'nda (1914–1918 ) Maraş’ın Pazarcık Kasabası’ndan Köseceli, Besni’ye kadar etkili olan ve Ermenilerce de desteklenen Bozo Çetesi’ne karşı Maraş’tan gönderilen birinci tabur ve Antep’ten gönderilen müfreze’lerle birlikte köseceli ahalisinin de çollo bey öncülüğünde askeri birliklere verdiği destekle yapılan askeri harekâtta Bozo Çetesi Köseceli dağlarında tutunamamış ve Tilkiler yöresine çekilmek zorunda kalmıştır. Kurtuluş Savaşı döneminde Fransız işgaline karşı Gaziantep savunması’nda destanlaşan ve Besni nüfusuna kayıtlı olan Molla Mehmet Karayılan’nın sağ kolu konumundaki Çollonun Oğlu kösecelili olup, Karayılan’a önemli katkıları olmuştur. Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2007 2000 ? 1997 2,218 1990 2,057 1985 2,000 1980 1,950
    0 Cevap | 55 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 20:57
    Besni İlçesi Kesmetepe Beldesi Kesmetepe Beldesi,Adıyaman İl merkezine 80 km, Besni ilçe merkezine ise 35.km'lik mesafede bulunmaktadır.İlk kuruluşunda 10-15 hane olduğu rivayet edilen beldemiz, bugün yaklaşık olarak 700 hane ile büyük yerleşim birimi olma özelliği gösterir.Ayrıca beldemiz,1992 yılında İncearaplar köyü ve doğusundaki Çakmak mezrası ile birleşerek Belediye olmuş ve Besni İlçesinin sayılı beldeleri arasına girmiştir. DOĞAL DURUMU: Yerleşim olarak,Küçük çukurova diyede bilinen Keysun Ovasının güney kesiminde taşlık ve verimsiz arazi üzerine kurulmuştur.Beldemiz de Akdeniz ikliminin etkisi görülür. Kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kurak geçer.İlkbahar ve yaz aylarında çevreye bakıldığında ovada yeşilin hakim olduğu görülür ama maalesef dağlarda ağaçlık ve ormanlık alan görmek mümkün değildir.Sadece beldemizin güney taraflarında özel yetiştirilmiş Antepfıstığı ve badem ağaçları görülmektedir. SOSYAL-KÜLTÜREL DURUMU: Türk-Kürt kardeşliğinin en güzel örneklerinin yaşandığı beldemiz halkının çoğunluğu Türkçe Konuşmaktadır. Bazı mahallelerimizde Kürtçe de yer yer konuşulur.Halkımız gelenek ve göreneklerine bağlıdır. Beldemizde Alevi kültürü de kendini hissettirmektedir..Alevi nufusun ağırlığı İncearaplar mahallesinde yaşamaktadır. Beldemizin birisi İncearaplar da olmak üzere iki tane camisi vardır. Dini ve Mili Bayramlar birlik ve beraberlik açısından ayrı bir öneme sahiptir.Dini bayramlar kabir ziyareti ile başlar, daha sonra bayramdan önce vefat edenlerin yakınları tek tek ziyaret edilerek acıları paylaşılır ve bayramlaşılır SİYASİ YAPI: Kesmetepe halkı genel olarak Feodal bir yapıya sahiptir.Seçimlerde kabiliyecilik esasları hakimdir.Aile büyükleri kimi Belirlediyse oylar o kişiye veya partiye verilir. Ama yeni yetişen gençlerimiz bu Feodal yapıyı kırıp çağdaş yaşamın tüm gereklerini yerine getirmeye çalışırlar. Kasabamız da hergeçen gün, Mustafa Kemal'in Devrimleri ışığında:Çoğulcu demokrasi,.İnsan hak ve hürriyetlerine saygılı,birarada yaşamı savunan gençlerimizin sayısı artmaktadır. EKONOMİK DURUM: ; Beldemizin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Halkın büyük çoğunluğu bizzat tarımla uğraşmaktadır.Ekili alanların çoğunda pamuk yetiştirilir.Pamuğun yanında:tahıl,kavun,karpuz,ve bazı yüksek kesimlerde yer yer Antepfıstığı da görülür.
    0 Cevap | 16 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 20:41
    Besni İlçesi Nüfus Durumu Besni Nüfusu: Besni, önceleri şu anda Eski Besni olarak bilinen yerde iken, bu yerin gelişmeye müsait olmaması nedeniyle 1933 yılında yerinin değiştirilmesi kararlaştırılmıştır. Karardan sonra bilhassa 1956 yılı ilkbaharında Eski Besni’de meydana gelen bir sel felaketinin ve takip eden yıllarda bağ obalarını eşkıya basması ve benzeri olayların ardından göç hızlanmıştır. Böylece 1958-1965 yılları arasında şehir hızla yer değiştirmiş, yani Eski Besni terk edilerek şimdiki yere taşınılmıştır. Halkın bir kısma Yeni Besni’ye göç etmişse de önemli bir kısmıda yurdumuzun çeşitli yerlerine göç etmiştir. İleriki yıllarda da dışarıya göç devam etmiştir. Besni dışında yaşayan Besnililer yurdumuzun tüm illerinde var ise de daha çok İstanbul, Uşak, Gaziantep, Mersin ve Adana illerinde yoğunlaşmışlardır. Nüfus bakımından Adıyaman ilinin merkez ilçeden sonra ikinci büyük ilçesi olan Besni ilçesinin 8 beldesinde belediye teşkilatı vardır. İlçenin 63 köyü, 49 mezrası bulunmaktadır. Beldeleri; Çakırhüyük, Suvarlı, Şambayat, Kesmetepe, Sugözü (Eskiköy), Sarıyaprak, Köseceli ve Üçgöz dür. 2007 yılında Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre İlçemizin nüfusu 80.468 olup, bu nüfusun 24.996’sı ilçe merkezinde, 4.190'ı Şambayat Beldesinde, 3.298'si Suvarlı Beldesinde, 2.549'u Çakırhüyük Beldesinde, 2.362'si Üçgöz Beldesinde, 2.231'i Sarıyaprak Beldesinde, 2.229'u Kesmetepe Beldesinde, 1.998'i Köseceli Beldesinde, 1.142'i Sugözü Beldesinde, ve 55.472'si köy ve mezralarda yaşamaktadır. Besni ilçesinin 1950-1960 yılları arasında meydana gelen bir sel felaketi ile yer değiştirmesi ve ayrıca Besni’lilerin ticaret ve sanayiye yatkın olmaları nedeniyle çok miktarda Besni’li yurdumuzun çeşitli yerlerine göç ederek yerleşmişlerdir. Şu anda nüfus kayıtlarına göre Besni'nin nüfusu 291.455 olarak gözükmektedir. Besni nüfus kütüğünde kayıtlı olmayan Besni'lileri de hesaba kattığımızda Besni dışında yaşayan Besnililerin nüfusunun daha yüksek olduğu söylenebilir. Besni dışında yaşayan Besnililer daha ziyade İstanbul, Uşak, Gaziantep, Mersin ve Adana illerinde yoğunlaşmaktadırlar.
    0 Cevap | 22 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 20:23
    BESNİ İLÇESİ LEHÇE, YÖRESEL CÜMLELER, ŞİVESİ Besni Şivesi ile kelimeler Günümüz Türkçesi ile kelimeler Acı Biraz (Acı gelsene) Acır (Acur hıta) Bir çeşit salatalık Ağı Zehir Ahdaraca Sac ekmeği yapılırken ekmeği çevirmeye yarayan ekmek şişi Ahkem Şaka Akıt Salça Aktarmak Dökmek (elime acı su aktar) Alektirik Ampül Aparmak Götürmek (Hangilleri apardın mı?) Arıstak Tavan Aşatma Ayşefatma (Özel isim) Aşgül Ayşegül (Özel isim) Balcan Patlıcan Bastıh Pestil Bayak Demin Bayır Yokuş Bıhçı Testere Bıldır Geçen yıl (Bıldırki kış daha sertti) Bi...! Aman! anlamında hayret bildiren ünlem. Bibi Babanın kız kardeşi hala Bille Zaman Câra Sigara Cıncıg Camdan yapılan süs eşyaları Culluk Hindi Curun Üzüm veya dut şırasının yapımı için taştan oyulmuş veya tahtadan yapılmış alet. Çağa Çocuk Çağıl Çakıl taşı Çağla Badem Çul Kilim Çörtan Damdaki su birikintisinin akması için yapılan oluk Çütte Çiğköfte Dağme Topaç Deha, dehani Orada (Ali'ye bakıyorsun deha) Densiz Arsız Petavatsız Dinelme Ayakta durma Döven Dükkan Ede Abi, ağabey Ellik Eldiven Emişen Emine (Özel isim) Emzik Sigara içmek için kullanılan ağızlık En Yolluk Ersin Küçük ateş küreği Essahli Gerçekten (Anam essahli gelmiş?) Gala Kale Ganne Şişe Garamet İftira Gareti Eşya Geçinmek Ölmek Goz Ceviz Göbelek Mantar Guşgana İçi ve dışı kalaylı bir çeşit tencere Gülle Misket, bilye Gündoğdu Ayciçeği Habba Fatma (Özel isim) Habbe Tane Halfe Müstahdem Halka Yüzük Hangil Kova sitil Hamis Perşembe Heylik İncir İsot Biber İsnaan Pazartesi İşlik Gömlek İzar Kadınların giydiği çarşaf Kele Kadınların kendi aralarında kardeş anlamına gelen kelime Keşen Altı dar, üstü geniş kova Kuzlaçı Hamile Küncü Susam Kürrük Eşek yavrusu sıpa Kürümek Damdaki karı sıyırmak Lapçın Mest Livan Salon Loğdur Loğa takılarak onu çekmeye yarayan alet Mabal Günah Mahrum Karınca Manıh Kedi köpek yavrusu
    0 Cevap | 17 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 19:54
    BESNİ İLÇESİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER Nüfus Bilgileri Website: http://www.olaygazeteci.com/ Besni, önceleri şu anda Eski Besni olarak bilinen yerde iken, bu yerin gelişmeye müsait olmaması nedeniyle 1933 yılında yerinin değiştirilmesi kararlaştırılmıştır. Karardan sonra bilhassa 1956 yılı ilkbaharında Eski Besni’de meydana gelen bir sel felaketinin ve takip eden yıllarda bağ obalarını eşkıya basması ve benzeri olayların ardından göç hızlanmıştır. Böylece 1958-1965 yılları arasında şehir hızla yer değiştirmiş, yani Eski Besni terk edilerek şimdiki yere taşınılmıştır. Halkın bir kısma Yeni Besni’ye göç etmişse de önemli bir kısmıda yurdumuzun çeşitli yerlerine göç etmiştir. İleriki yıllarda da dışarıya göç devam etmiştir. Besni dışında yaşayan Besnililer yurdumuzun tüm illerinde var ise de daha çok İstanbul, Uşak, Gaziantep, Mersin ve Adana illerinde yoğunlaşmışlardır. Nüfus bakımından Adıyaman ilinin merkez ilçeden sonra ikinci büyük ilçesi olan Besni ilçesinin 8 beldesinde belediye teşkilatı vardır. İlçenin 63 köyü, 49 mezrası bulunmaktadır. Beldeleri; Çakırhüyük, Suvarlı, Şambayat, Kesmetepe, Sugözü (Eskiköy), Sarıyaprak, Köseceli ve Üçgöz dür. İlçenin nüfusu 2000 yılı genel nüfus sayımına göre toplam 108.667 olup, bu nüfusun 36123’ü ilçe merkezinde, 4998’i Şambayat Beldesi, 5024’ü Suvarlı Beldesi, 6037’si Çakırhöyük Beldesi, 4566’sı Kesmetepe Beldesi, 1943’ü Eskiköy Beldesi, 3891’i Sarıyaprak Beldesi, 3011’i Köseceli Beldesi, 2907’i Üçgöz Beldesi ve 40167’si köy ve mezralarda yaşamaktadır. Besni ilçesinin 1950-1960 yılları arasında meydana gelen bir sel felaketi ile yer değiştirmesi ve ayrıca Besni’lilerin ticaret ve sanayiye yatkın olmaları nedeniyle çok miktarda Besni’li yurdumuzun çeşitli yerlerine göç ederek yerleşmişlerdir. Şu anda nüfus kayıtlarına göre Besni'nin nüfusu 275.000 olarak gözükmektedir. Besni nüfus kütüğünde kayıtlı olmayan Besni'lileri de hesaba kattığımızda Besni dışında yaşayan Besnililerin nüfusunun 250.000 civarında olduğu söylenebilir. Besni dışında yaşayan Besnililer daha ziyade İstanbul, Uşak, Gaziantep, Mersin ve Adana illerinde yoğunlaşmaktadırlar. Tarihçe Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir. Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur. İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir. Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz. BESNİ Adı Nereden Geliyor? Besni, tarih boyunca değişik isimlerle anılmış. Tarihi kaynaklarda Besni’nin ismi; Roma döneminde OCTACUSCUM, Kommagene döneminde BAHASNA, Süryani kaynaklarında BET HESNA, Arapa kaynaklarında BEHESNA, Acem kaynaklarında BEHİŞTİ olarak geçmektedir. Selçuklular döneminde BEHESNE, BEHİSNİ ve Osmanlı döneminde ise önceleri BEHİSNİ ve BEHESNİ, 19. yüzyıl sonralırnda BİHİSNİ ve BİSNİ adlarıyla anılır ve tekrar değişime uğrayarak Cumhuriyet döneminde BESNİ olur. Behişti, Farsça’da CENNET KADAR GÜZEL anlamına gelmektedir. Arapça olan Behisni kelimesi ise GÜZEL YER anlamına gelmektedir. Hesna ise, EŞSİZ yada CENNETE EŞ anlamların gelmektedir. İlçenin İlk Kuruluşu Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir. Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur. İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir. Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz. Cumhuriyet Dönem BESNİ Cumhuriyet dönemindeki gelişmeleri tarih sırasına göre aşağıya sıralanmıştır. *1926’da Besni Malatya İlinden ayrılarak Antep’e bağlanmıştır. *1933’de Besni Antep’ten ayrılarak yeniden Malatya İline bağlanmıştır. *1933-1934 yıllarında Eski Besni’nin yerinin genişlemeye müsait olmaması ve motorlu taşıtların gitmesine müsait cadde ve sokaklarının olmayışı nedeniyle Besni kazasının yerinin değiştirilmesine karar verilir. Anlatılanlara göre yer tespiti için gelen görevliler Kayaardı yolu üzerindeki Çat olarak bilinen yere taşınmasının uygun olduğuna karar verirler. Şehrin taşınması için Çat diye şimdiki Çat Mahallesinin olduğu yer gösterilir. Böylece şehir şimdiki yerinde kurulmuş olur. *Hükümet Konağının 1935’te temeli atılır. *1940-1941 öğretim yılında Dumlupınar İlkokulu hizmete açılır. *1949-1950 öğretim yılında Besni Ortaokulu hizmete girer. *22 Haziran 1954’te çıkarılan bir kanun ile Besni yeni kurulan Adıyaman İline bağlanarak İlçesi olur. *1956 yılının ilkbaharında aşırı yağış nedeniyle Eski Besni’de bir sel felaketi olur. Aşağı Besni’den yeni yerine kurulan Besni’ye taşınma olayı yaklaşık olarak 1965’e kadar devam eder. Bu dönemde Besni 3 bölümden meydana geliyordu. 1.Aşağı Şehir (Eski Besni), 2.Orta Şehir (Besni’nin şimdiki yeri), 3.Yukarı Şehir (Sarhan Mahallesinin olduğu yer.) *1958 yılında Gölbaşı ilçe haline getirilerek Besni’den ayrılır. *1990 yılında Tut ilçe haline getirilerek Besni’den ayrılır. Genel Bilgi Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir. Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur. İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir. Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman İli'ne bağlı Besni'nin batı ve kuzeybatısında Gölbaşı, kuzeydoğu ve doğusunda Adıyaman Merkez İlçesi, güneyinde Şanlıurfa ile Gaziantep, güneybatısında da Kahramanmaraş bulunmaktadır. Besni'nin batısı Güneydoğu Torosların barı uçları ile çevrelenmiştir. Kuzeydoğu ve güneybatı doğrultusunda uzanan bu dağlar İlçenin batı kesimlerinde alçalarak plata özelliği gösterirler. Besni'nin ismi tarihte Behisni, Bihisni, Besne, Behesna, Behisti gibi sözcüklerle anılmıştır. Bazı kaynaklara göre de Farsça'da eşsiz veya cennet anlamına gelen Hesna sözcüğünden türediği de belirtilmiştir. Besni yöresi tarihte Akatların, Hurrilerin, Mitannilerin ve Asurluların akınlarına uğramıştır. Burada MÖ.1500'lerden sonra Perslerin, Helenlerin ve Romalıların eline geçmiştir. Halife Ömer zamanında Halid Bin Velid'in komutanlarından Rebiatu'l-Bahali yöreyi ele geçirmiştir. Bizans ve Abbasiler arasında el değiştiren Besni ve çevresi 1149'da Maraş senyörlüğünün egemenliğinde kalmıştır. Bu durum Selçuklu, Eyyubi ve Moğol istilalarına uğrayıncaya kadar sürmüştür. Sultan I.Beyazıt Besni ve çevresini 1395'te Osmanlı topraklarına katmıştır. Bundan sonra 1400'de Timur'un ordularının işgaline uğramış, daha sonra Dulkadiroğulları ile Memlûklar arasında el değiştirmiştir. Yavuz Sultan Selim Mısır seferi sırasında Besni yöresini Dulkadiroğulları'nın yönetimine bırakmıştır. 1521'den sonra, Dulkadiroğulları'nın Osmanlılara katılması ile Besni de Osmanlı Devletinin Malatya sancağına bağlı bir kaza olmuştur. Cumhuriyet döneminde Malatya'ya bağlı bir ilçe iken, Gaziantep'e (1926), tekrar Malatya'ya (1933), Adıyaaman'ın 1954'te il olması ile de ona bağlanmıştır. Besni Besni Adıyaman il merkezinin batı kesiminde yer alan ve il merkezine 44 km uzaklıkta bulunan bir ilçedir. Deniz seviyesinden 1050 m yüksekte yer alan Besni'nin nüfusu yaklaşık 36.000'dir. "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir. İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in(AĞAR) Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir. 19. yüzyılın sonlarında Malatya'ya bağlı bir kaza olan Besni Cumhuriyetin ilk yıllarında Gaziantep iline bağlandı. 1933'te tekrar Malatya'ya bağlanan ilçe 1954'te yeni kurulan Adıyaman ilinin bir ilçesi oldu. 1330 km² yüzölçüme sahip Besni ilçesinin, 8 belde belediyesi, 63 köyü ve 49 mezrası bulunmaktadır. İlçe halkının önemli bir bölümü geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Besni'de Adıyaman Üniversitesine bağlı, Besni Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.Besni M.Y.Okulu, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından geçici olarak tahsis edilen, 4500 m2’si kapalı, 7000’m2 si açık alan olmak üzere, 11500’m2 kullanım alanına sahip binada öğretimine devam etmektedir. Okuldaki derslik sayısı 18 adet, 7 tanesi 36 kişilik ve 1 adedi de 40 kişilik olmak üzere tolam 8 derslik kulanımına hazırlanmıştır. Konferans Salonu bulunup 100 kişiliktir. Teknoloji laboratuvarı 1 adet olup, 100 kişiliktir. 2004-2005 eğitim öğretim yılında 52 öğrenci mezun olmuştur. Ayrıca Besnili Hayırsever İş adamı sayın Mehmet ERDEMOĞLU tarafından yapılan 500 öğrenci kapasiteli erkek ve kız öğrenci yurdu mevcuttur. Besni Kurşunlu Camii, Besni Kalesi, Eski Besni Ören Yeri, Sofraz Anıt Mezarları(M.S. 2. yy. da Roma),Kızilin Köprüsü(Roma),Dikilitaş(Roma),Dolmenler(taş devirne kadar uzanır), ilçenin önemli tarihi eserleri arasında yer alır. Coğrafi Yapı İlçemiz Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Adıyaman İlinin batı kesiminde yer almakta olup, Yüzölçümü 1330 Km2.dir Km2. ye 82 kişi düşmektedir. İlçemizin Doğrusunda : Adıyaman Batısında : Gölbaşı İlçesi Kuzeyinde : Tut İlçesi Güneyinde: Araban ve Halfeti ilçeleri bulunmaktadır. İlçemiz zaman zaman kara iklimi, zaman zamanda Akdeniz ikliminin tesirinde kalmaktadır. Ancak genellikle 1050 metrelik rakımın da tesiri ile kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise serin ve kuraktır. İlçemizde Akdeniz iklimin etkili olduğunun en önemli delillerinden biri özellikle güneyinde bulunan belde ve köylerinde zeytin ağaçlarının bulunmasıdır. Zeytin ağacı Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsüdür. Besni İlçesinde zeytin tarımının yapılabilmesi ilçemizde bozulmuş Akdeniz ikliminin etkili olduğunun bir göstergesidir. Besni'nin Arazi Yapısı Besni'nin Arazi Yapısı a) Yüzölçümü ve Yükseklik İlçemiz Yüzölçümü 1.330 Km2 olup , Rakımı 1.050 metredir. b) Uç Noktaları İlçemizin Doğusunda ; Adıyaman İl merkezi , Batısında ; Gölbaşı İlçesi, Kuzeyinde ; Tut ilçesi , Güneyinde Araban ve Halfeti İlçeleri bulunmakta olup, DSİ tarafından yapılması planlanan barajlar ve sulama tesislerimiz şunlardır; Besni Barajı, Keysun Ovası Sofraz Çayı Pompaj Sulama, Keysun Ovası Sıtma Pınarı Pompaj Sulama. Bu projelerdeki amaç, arazileri sulama amaçlıdır. c) Başlıca Dağ , Tepe , Ova ,Akarsu ,Göl V.B Coğrafi Yapılar İlçemizde Geyik , Guz , Pohin , Kocadağ ve Kızıldağ dağları , Çakırhöyük Ovası , Göksu , Akdere , Tavaş , Sofraz ve Değirmen çayı adı ile bilinen akarsular bulunmaktadır. d) Baraj , Gölet v.b Suni Sulama Amaçlı Yapılar İlçemiz sınırları içerisinde baraj , gölet bulunmamala birlikte, Tavaş Çövenek Sulama Projesi gerçekleştirilmiştir.Tavaş Çayının suyu ile 719 hektarlık, Çövenek Çayının suyu ile de 1276 hektarlık arazi sulunmaktadır. e) Olan Ve Olması Muhtemel Tabii Afetler İlçemiz 1950 li yıllarda Heyelan nedeni ile şimdiki yerine taşınmış olup , heyelan ve çığ tehlikesi coğrafi yapı nedeni ile halen devam etmektedir. İlçemiz 2. derece deprem riski taşıyan bölgeler arasındadır. Besni'nin Akarsuları ve Dağları İlçemizin Akarsuları; İlçemizin önemli akarsuları şunlardır, Fırat Nehri, Göksu Irmağı, Ağdere, Sofraz Çayı, Tavaş ve Çövenek sularının birleşmesinden meydana gelin Keysun Çayıdır. İlçemizde Bulunan Dağlar: Geyik dağı, Guz dağı, Pohin dağı, Kocadağ ve Kızıldağ bulunmaktadır. Ova olarak; Keysun, Kızılin ve Yazı adıyla bilinen Sahantil ovaları vardır. Besni'nin İklim Yapısı İlçemizde, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz İklimlerinin karışımı olan tipik bir iklim sürer. Besnideki iklim, Akdeniz iklimi ile doğu karasal iklimi arasında bir özellik gösterir. Kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise serin ve kurak geçer. Atatürk Barajının yapılmasıyla İlçenin ikliminde hissedilir bir farklılık meydana gelmiş, nem ve yağış miktarı artmıştır. İlçede sonbahar ilk don tarihi Kasım ayının sonuna, İlkbahar son don tarihi ise Mart sonu Nisan başlarına rastlamaktadır. Bu durum kısa sayılmayacak bir bitki yetiştirme aralığına imkan vermektedir. En soğuk ayı Ocak, en sıcak geçen ayı ise Temmuz ayıdır. Yıllık yağış ortalaması 704.5 mm.dir. Yıl içerisinde ilçede yağmur ve kar yağışı görülmekte olup, kar kalınlığı zaman zaman 1 metreyi bulmakta ve ilçe ortalama 55 gün karla kaplı kalmaktadır. Kar daha çok Aralık sonu, Ocak ve Şubat aylarında yağmaktadır. İlçemiz coğrafi yapısı nedeni ile genelde doğu batı yönünden sert rüzgarlar almakta, rüzgarın hızı zaman zaman 10 km. yi bulmaktadır. BELDELERİ Çakırhüyük Eskiköy Kesmetepe Köseceli Sarıyaprak Suvarlı Şambayat Üçgöz KÖYLERİ Akdurak,Akkuyu,Akpınar,Alıçlı,Aşağıçoplu,Aşağısöğütlü,Atmalı, Başlı,Bereketli,Beşkoz,Beşyol-Bucakmerkezi,Boncuk,Burunçayır, Çakallı,Çamuşçu,Çaykaya,Çılboğaz,Çomak,Çorak,Dikilitaş, Doğankaya,Eyerli,Geçitli,Gümüşlü,Güneykaş,Hacıhalil,Harmnardı, Hasanlı,Karagüveç,Karalar,Kargılı,Kesecik,Kızılhisar,KızılınKızılpınar, Konuklu,Kurugöl,Kutluca,Kuzevleri,Oyalı,Oyratlı,Pınarbaşı,Sarıkaya, Sayören,Taşlıyazı,Tekağaç,Tokar,Toklu,Uzunkuyu,Yazbeydili, Yazıkarakuyu,Yelbastı,Yeniköy,Yoldüzü,Yukarısöğütlü Besni’de günümüze gelebilen tarihi eserler; Ulu Cami Toktamış Camisi Külhanönü Camisi Çarşı Camisi Besni Kalesi Keysun Kalesi Sesönk Dikilitaşı 1- Besni Kalesi: İlçenin yaklaşık 2 km. güneyinde olan kale, üç tarafı sarp kayalıklarla çevrili sivri bir tepenin üzerinde kurulmuştur.Kaleye yalnızca güneyden dik bir yamaçtan çıkılması mümkündür.Savunmaya çok elverişli olan Besni Kalesi, mancınıkları ve diğer yapı kalıntılarıyla hala dimdik ayaktadır.Kalenin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 13. y.y.da Memluklerin hakimiyeti zamanında (1923) Besni Kalesi sağlamlaştırılır. Kalenin ortasında bir kuyu bulunmaktadır.Batı kesiminde bir anıtı andıran karşı karşıya yapılmış iki büyük yapır vardır.Halk arasında Çifte Mancınık adı verilen bu iki mancınık arasında esirlerin asılarak düşmana gösterildiği ve gözdağı verildiği rivayet edilmektedir. 2- Eski Besni Ören Yeri: Eski Besni Ören Yeri İlçemizin önceki kurulduğu yerleşim yeridir. Eski Besni şehri tarihi Besni Kalesinin etrafınada derelerin kenarında ve tepelerin eteklerinde kurulu idi. Burada Besni Kalesinin yanında çok sayıda tarihi cami, minare, hamam, köprü ve çeşme bulunmaktadır. 3- Kurşunlu Camii: Eski Besni Ören Yerinde bulunmaktadır. Külhanönü Camii ve Hacı Zeyrek Ağa Camii diye de bilinmektedir. Kurşunlu Cami, 1960-1965 yıllarında Besni’nin yer değiştirmesinden sonra diğer yapılar gibi yıkılmaya terkedilmiş ve tahrip olmuştur. Ancak daha sonra yapılan bazı girişimlerle 2005-2006 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarım ve restorasyonu yapılmıştır. 4- Sofraz Anıtları: İlçemize 15 km. uzaklıkta bulunan Üçgöz Beldesinde bulunmakta olup, 2 adet anıt mezar vardır. 2 tümülüs şeklinde olan anıt mezarlar, 15 m. yükseklikte olan kuzeydeki mezarın üzeri kırma taş ve molozla örtülüdür. Güneyde bulunan girişinde zeminden 5 m. aşağı inildikten sonra Dromos denilen ön girişi vardır. Ön girişin bitiminde ise mezar odası bulunmaktadır. Yaklaşık 3-4 m. ölçülerinde üzeri tonozlu ve düzgün kesme taştan yapılmış odanın içinde 2 adet lahit bulunmaktadır. Anıt mezar M.S. 2. yy. da Roma döneminde yapılmıştır. Diğeri ise 3 odadan oluşmuştur. Giriş kısmının her iki yanında ana kayaya oyulmuş mezarlar yer almaktadır. Bu odalardan 2 tanesi ana kayaya oyulmuş olup, odaların her birinin içerisinde üçer tane lahit mezar bulunmaktadır. 3. oda ise tonozlu kesme taşlardan yapılmış olup, içerisinde yine bir adet lahit mezar bulunmaktadır. 5- Kızılin Köprüsü: Kızılin Köyü yakınlarında Göksu Nehri üzerindedir. Romalılar zamanında yapılmıştır. Orta kemeri çökmüştür. Kahta Çayı üzerindeki Cendere Köprüsüne benzemektedir. 6- Dikilitaş (Sesönk): Hacı Halil ve Dikilitaş Köyü yakınında Kızıldağı’ın üzerinde Dikilitaş adıyla bilinen, Roma dönemine ait bir anıt mezardır.Ortada mezar yapısı ve yanında aralıklarla dikilmiş üç çift sütun vardır. İri taşlar yığılarak yapılmış olan bu tümülüsün çevresinde deve sütünlardan oluşan anıt mezarın altında mezar odası olduğu sanılan kayadan oyma mağaralar mevcuttur. 7- Dolmenler: Karagüveç-Kargalı Köyleri arasındaki dağlık alanlarda ve Hacı Halil ile Dikilitaş Köyü yakınlarında Kızıldağ’da çok sayıda Dolmen mezarlar vardır. Bu mezarların geçmişi taş devrine kadar uzanmaktadır. Besnİ ÜzÜmÜnÜn Özellİklerİ -------------------------------------------------------------------------------- BESNİDE BAĞCILIK Ülkemiz bağcılık için uygun iklim şartlarına sahiptir.Bu nedenle asma yetiştiriciliği yüzyıllardan beri yapılmaktadır. Asma hemen her toprakta yetişir.Az sulamayla yetişmesi,yamaç arazileri de değerlendirilmesi tercih edilmesini sağlamıştır. Ayrıca üzümün bir çok değerlendirme şeklinin olması da Dünya üzerinde en fazla üretilen meyve olmasına yol açmıştır. Bağ yetiştiren ülkeler içinde Türkiye 1999 verilerine göre 560.000 ha. Bağ alanı ile dördüncü,3.650.000 ton yaş üzüm üretimi ile de beşinci sırada yer almıştır.Üzüm üretiminin tüm meyve üretimimiz içindeki payı % 30.7 dir. Üzüm sofralık,Şaraplık,kurutmalık olarak başlıca üç şekilde değerlendirilir.Bunun yanında pekmez,pestil,köfter,sucuk,ezme gibi değerlendirme yolarlıda vardır. Güney Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye ‘ nin Ege Ve Akdeniz bölgelerinden sonra en çok üzüm üreten bölgesi olup, Türkiye üretiminin % 10 ‘ u bu bölgede üretilir. Bağ alanı bakımından ise yaklaşık % 13 ile üçüncü sırada gelmektedir. Besni ilçesi de bölge içersinde bağcılığın yoğun olarak yapıldığı alanlardandır. 1978 yılında ortaya çıkan filoksera nedeniyle ilçede bağcılık yok olma noktasına gelmiş idi. Bu zararlının kimyasal mücadelesi yapılamamaktadır. Kültürel mücadele olarak ise bu zararlıya dayanıklı anaçların geliştirilmesi gerekmektedir. Amerikan asma anaçlarının filokseraya dayanıklılığı anaç kullanımını gerekli kılmaktadır . Adıyaman İli Besni İlçesinin bağ varlığı ve bağcılık yapılan alanları Ülke ekonomimize geçmiş zamanlardan beri olumlu katkılar sağlamıştır.Bu olumlu katkı sadece üretim miktarına bağlı kalmamış olup, kaliteli üzüm üretimiyle de dikkat toplamıştır.Bu dikkat özellikle ilçemizde ve çevresinde de yetişen “Peygamber Üzümü” yani “Besni Üzümü” olarak da adlandırılan çeşidin üzerinde yoğunlaşmış olup yurtdışından da oldukça fazla oranda talep görmektedir.Ancak İlçemizde de bağ alanların floksera nedeni ile oldukça daralmış olsa da yeni kurulan bağ tesisleri ile bağcılık yapılan alanların eski miktarına yükseltilmesine çalışılmaktadır.Son yıllarda İl,İlçe ve GAP İdaresinin finanse ettiği projeler neticesinde İlçemizde yaklaşık 1.500.000 adet Amerikan Asma Anacı 10.000 adet Aşılı Asma Fidanı dağıtımı yapılmıştır.Son 2 yıl içinde sertifikalı fidan ile kurulan bahçe tesislerine destekleme primi verilmesi neticesinde yeni bağ tesisi kurulumu oldukça hız kazanmış olup , çiftçilerimizden müdürlüğümüze artan bir fidan talebi gelmektedir. 2006 Yılı İtibari ile İlçemiz Bağ varlığı 40.000 Dekar civarında olup üzüm üretim miktarı 20 bin ton ‘a ulaşmış bulunmaktadır. Eski bağlarını hastalık nedeni ile sökmek zorunda kalan kırsal kesim çiftçilerimiz ise eski bağ yerlerinde kuru tarım yapmaya başlamışlardır.Ancak bu alanların kıraç ve hububat tarımı için oldukça verimsiz şartlarda olması çiftçi ailesinin gelir seviyesini düşürmüş ve bir çok çiftçi beklediği hayat standardını yakalayamadığı için yeniden bağcılığa yönelmiş bulunmaktadırlar.Türkiye ‘nin en büyük sorunlarından birisi olan köyden kente göç sonucu köy nüfusunun azalarak üreten kesiminde tüketici pozisyonunu almasına sebep olmaktadır.İlçemiz çiftçilerinin yeni kurdukları bağ tesisleriyle köyden kente göç problemini de aşmaya çalışmaktadırlar. Bu şekilde kurulan bir bağ tesisinden ekonomik olarak verim almak için 5 yıl gibi bir zaman süreci gerekmektedir. Kurulan bu bağ tesislerinde modern bağcılık yöntemleri ile budama ve terbiye sistemleri uygulanmamaktadır. Çünkü çiftçilerimiz modern bağcılığın kendi bağ tesislerinde ürünün verim ve kalitesini ne kadar artıracağını bilmemektedirler.İlçemizde bağ tesislerinde serpene adı verilen eski bağcılık sistemi uygulanmakta olup, bu sitemde üzüm salkımları toprağa temas ettiği için üründe %40-50 gibi büyük oranlara varan çürümeler meydana gelmekte, hastalık ve zararlıların ürün kalitesine olan olumsuz etkisi artmakta ve standart üzüm üretimi yapılamamaktadır.Serpene sisteminde her yıl her asma omcası için 6-8 adet arası 50-70 cm boyunda herek gerekmekte olup çiftçilerimiz bu herekleri ekonomik imkansızlık nedeni ile çevredeki orman veya meyve ağaçlarından sağlamaktadırlar. Çiftçilerimizin bu hareketleri doğal dengeyi tehdit eden bir durum ortaya çıkarmaktadır. İlçemizde üzüm üretiminde verim ve kaliteni düşük olmasını ve standart üzüm üretiminin az olmamasını eski bağcılık sistemlerinden kaynaklandığını açık bir şekilde söyleriz. İlçemizde bu güne kadar kurulan Modern bağ tesislerimizin %90 ‘ı İl,İlçe ve GAP İdaresi tarafından fon sağlanarak kurulmuştur.Bu şekilde çiftçilerimizin modern bağcılığa olan ilgileri gün geçtikçe artmaktadır. Adıyaman İli Besni İlçemizde kurulacak olan Yüksek sistem bağ tesisleri ile bölgede uygulanan eski sistem bağcılığa göre sadece üzümün çürümesinin önlenmesi hususunda %40-50 ‘lik bir ürün artışına mahal vereceği gibi bitki gelişiminin daha iyi olması ve budama ve terbiye sisteminin modern bağcılığın gereği şeklinde yapılması ile %50 ‘lik bir verim artışı da olacağı neticesinde eski sistem bağcılık yapan bir çiftçinin alacağı ürüne göre %200 verim artışı meydana gelecektir. İlçemizde bağcılık ile iştigal eden çiftçilerimiz bugüne kadar üzüm ve üzümden elde edilen (pekmez, pastık, sucuk vs.) ürünlerini pazarlamada her hangi bir sıkıntı ile karşılaşmadıkları gibi böyle bir sorun İlçe Müdürlüğümüze de çiftçilerimizden üzüm pazarlama konusunda her hangi bir sorun yaşadıklarını belirten şikayet olmamıştır.Ama bölgemizde üretilen diğer ürünle ile ilgili her zaman pazarlama sıkıntısı çekilmektedir. Bu güne kadar pazarlama konusunda sıkıntı yaşanmamış olması taze üzüm satışında sıkıntı yaşanmayacağı anlamına gelmez.Üretimi yapılacak olan bu sofralık çeşitlerimiz aynı zamanda şıralık olarak da değerlendirilebil olması ,hasadın bir kerede değil de 30-45 gün gibi bir süreç içinde yapılabilir oluşu Besnİ ÜzÜmÜnÜn ÇeŞİtlerİ -Ağ Üzüm -Kara Kurnur -Serpene Kıran -Besni Üzümü -Kırmızı Üzüm
    0 Cevap | 23 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 19:39
    Besni İlçesi Eğitim ve Kültür Durumu Besni Kaymakamlığı, Besni Belediye Başkanlığı ve Besni eğitim Vakfı tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen, dünyanın ilk ve tek eğitim bayramı Kuruluşu çok eskilere dayanan Besni, gerek Cumhuriyet gerekse de Osmanlı döneminden beri, eğitim, öğretim ve kültüre önem veren yerleşim yerlerinden biridir. Bu konuda Osmanlı arşivlerinden yazılı kaynaklara geçmiş sağlam veriler bulunmaktadır. 16’ncı yüzyılda Hasan Bey Muallim Hanesi (öğretmen okulu) ve Bekir Bey Medreselerinin Besni’de bulunduğu, 20. yüzyılın başlarında bir Rüştiye Mektebi ( ortaokul ), 748 talebesi bulunan 38 sıbyan mektebi ( ilkokul ),Üç kiliseye bağlı olan, iki gayri Müslim mektebi, olduğu kayıtlarda sabittir. Cumhuriyet döneminde de, eski Besni’de 2 ilkokulun bulunduğu ve gece mekteplerinin açıldığı, bilinmektedir. 1938 yılında öğretime başlayan Dumlupınar İlkokulu, Besni’nin en eski okulu olduğu gibi 1990’lı yıllara kadar da Besni’nin en büyük okulu olmuştur. 1950 Yılında 84 köyü bulunan Besni’nin köylerinin % 80’nin de ilkokul vardır. 1950’li yıllarda öğrenci devamı üzerinde kaymakam ile bölge ilköğretim müfettişi ve okul başöğretmenleri hassasiyetle durmaktadır. Bu çalışmaların sonunda okula devam oranı % 90–95’ e yükselmiştir.1 1949–1950 öğretim yılında ortaokul açılmıştır. Besni, Kâhta ve Adıyaman’ da teşkil edilen ilköğretim teftiş bölgesinin merkezi Besni’dir ve bir ilköğretim müfettişi bulunmaktadır. Yine aynı dönemde Besni de köy okullarını teftişe yetkili iki tane de gezici başöğretmen bulunmaktadır.1 1950 yılında 1 ortaokul, 24 öğretmenli ilkokul, 4 eğitmenli –öğretmenli ilkokul ve 35 eğitmenli (bağımsız) olmak üzere toplam 64 okul bulunmaktadır. Bu yılda 3’ü ortaokulda, 44’ü de ilkokulda olmak üzere toplam 47 öğretmen görev yapmaktadır. 1949–1950 öğretim yılında okullarımız da; 40’ı ortaokul da, 388’ merkezdeki ilkokulda ve 2263 de köylerdeki ilkokullarda olmak üzere toplam 3691 öğrenci öğrenim görmektedir. 1964 Yılında Atatürk ve Namık Kemal, 1974 yılında ise Cumhuriyet İlkokulu öğretime açılmıştır. 1949–1950 öğretim yılında öğretime başlayan Besni Ortaokulu 1970 yılında liseye dönüştürülmüş ve 1974 yılında şimdiki binasına taşınmıştır. Besni de eğitimim önem kazanmasında 1969 yılında açılan Besni Öğretmen Okulunun etkisi büyüktür. Besni ve bölgemizin en önemli eğitim kurumu olan bu okulumuz 1979 yılında siyasi sebeplerle kapatılmıştır. Besni Öğretmen Lisesi’nin binasında şimdi Kız Meslek Lisesi eğitim ve öğretime devam etmektedir. Besnililer 1979 kapanan Öğretmen Lisesi’nin yeniden Anadolu Öğretmen Lisesi olarak açılması için 2003 Yılı sonlarında mücadeleye başlamışlar, 2004 Mayıs ayında Milli eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK’in emirleri ile bir İlköğretim Müfettişi Besni’de Anadolu Öğretmen Lisesi açılması için uygun bir yerin olup olmadığı konusunda inceleme yapmış ve uygun yer olmadığına dair bir tutanak tutmuşlardır. Besni halkı 13 Mayıs 2008 tarihinde Anadolu Öğretmen Lisesi’ne Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in açılma onayı ile kavuşabilmiştir. 1976 Yılında İmam-Hatip Lisesi öğretime başlamış ve 9 yıl değişik binalarda eğitim –öğretim faaliyetlerini sürdürdükten sonra halkın desteğiyle yapılan binasına 1985 yılında taşınmıştır. 1996 Yılında 700’e yakın öğrencisi bulunan okula, 24 derslikli yeni bir bina yapılmıştır. 1997 yılında yeni yapılan bina Besni Meslek Yüksek Okuluna tahsis edilmiştir. 1977 yılına geldiğimizde Besni mesleki eğitim açısından iki önemli okula kavuşmuştur. Bu iki okuldan birisi Pratik Sanat Okulu diğeri ise Kız Sanat Orta Okuludur. Pratik Sanat Okulu 1978 Yılında Endüstri Meslek Lisesi’ne dönüştürülürken Kız Sanat Okulunda Kız Meslek Lisesi’ ne dönüştürülmüştür. Kız Meslek Lisesi 1985 yılında yatılı okul ve Pilot okul olmuştur.2 Halk Eğitim Merkezi 1978 yılında açılmıştır. 1987 yılında Ticaret Meslek Lisesi, 1992 yılında Anadolu Lisesi, 2003 yılında Ahmet Emine Çil İlköğretim ve İş Okulu, 2006 yılında Rehberlik Araştırma Merkezi, 2008 yılında Anadolu Öğretmen Lisesi ve 2011 yılında Anadolu Sağlık Meslek Lisesi açılmıştır. Günümüzde, İlçe Merkezimizde, 9 lise, belde ve köylerimizde de 6 lise olmak üzere toplam 15 orta öğretim kurumu mevcuttur. 15 lisemizden 6 tanesi pansiyonludur. İlçe merkezinde 12 ilköğretim okulu, 3 müstakil anaokulu, 1 ilköğretim ve iş okulu mevcuttur. Belde ve köylerimizde, 26 tane müstakil ilköğretim okulu, 1 müstakil anaokulu, 58 birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu mevcuttur. Ayrıca Müdürlüğümüze bağlı; 1 rehberlik ve araştırma merkezi, 1 halk eğitimi merkezi, 1 öğretmen evi ve akşam sanat okulu, 2 rehabilitasyon merkezi, 2 motorlu taşıt sürücü kursu, 3 özel dershane, 5 özel öğrenci yurdu olmak üzere toplam (131) kurum müdürlüğümüz bünyesinde hizmet vermektedir. Besni İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 27.12.2010 tarihinden itibaren yeni hizmet binasında hizmet vermeye başlamıştır.
    0 Cevap | 13 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 19:28
    Konu Sahibi Elçi Konu Besni İlçesi Dağları Katagori Besni İlçesi
    BESNİ İLÇESİ DAĞLARI Çeşitli yüksekliklere sahip sıra dağlar yer yer 3000 m. yüksekliğe ulaşmaktadır. Torosların yan kolları batı ve doğu yönlerinden uzantı yapmaktadır. Bu jeolojik yükseltiler Anadolunun doğusundan batısına geçişi bu bölgede kapatmıştır. Doğu ile batı arasındaki geçişler Samsat ve Zeugma üzerinden sağlanmıştır. Fırat Nehri bölgesinin diğer doğal sınırıdır. Besni bugünkü Adıyaman İline bağlı, kuzeyden güneye doğru alçalan engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Bölgenin kuzeyi dağlıktır. Torosların bir kolu olan Akdağ (1510 m.) en yüksek arazi çıkıntısıdır. Güneyde Kızıldağ uzanmaktadır. Heyik (Geyik), Guz (Koz), Koca, Kızıl ve Pohin Dağları Besni’nin en önemli yükseltileridir.
    0 Cevap | 12 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 19:10
    Konu Sahibi Elçi Konu Besni İlçesi Çocuk Evi Katagori Besni İlçesi
    BESNİ İLÇESİ ÇOCUK EVİ KAMER VAKFI BESNİ ÇOCUKEVİ Yenikent Erdemoğlu Mah. Kuyulu Sok. Er Apt.No: 6/1 BESNİ-ADIYAMAN TLF: 0416 311 0941 ============= KAMER VAKFI “ÇOCUKLARA HAYAT PROJESİ” NEDİR? KAMER 1999 yılından beri çocuk çalışmalarında kendi yöntemini oluştururken dünyadaki ve Türkiye’deki diğer eğitim modellerini ve uygulanış şekillerini araştırıp öğrenmeye çalıştı.Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin okul öncesi eğitim konusundaki ihtiyaçlarını ve geleneksel eğitim modellerinin etkilerini tesbitetti. Hem okul öncesi eğitim kurumlarının yaygınlaşması hem de kalıplaşmış eğitim modeli dışında bir modelin oluşması yöntemlerini yaşayarak öğrendi. Küçük bir hedefle başlattığı ÇOCUKLARA HAYAT PROJESİ ile yuva,toplum ve aile merkez tabanlı çalışmalar başlattı. Şu anda 10 çocukevi ile sürdürülen bu çalışmanın gelecek yıl 23 çocukevine ulaşması hedeflenmektedir.
    0 Cevap | 10 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 18:28
    BESNİ İLÇESİ ÇARŞI MERKEZİ Besni Pazarı: Pazar kelimesi ilk anlamda hem gün adı olarak hem de ürünlerin satıldığı yer olarak hafızalarımızda karşılık bulur. Terim manası olarak ta oldukça fazla karşılığı vardır. Tabi bizim ele alacağımız konu bu değil. Besni ile pazar kelimesinin yan yana gelmesinden oluşan Besni pazarından buna pazaryeri de diyebiliriz. Meyve Pazarı (Sire) Öncelikle Besni de pazaryeri denildiği zaman, eskiden iki yer akla gelirdi. Bunlardan biri oduncu pazarı bir diğeri ise sebze meyve ve diğer ürünlerin satıldığı yer. En önemli özelliklerinden birisi üretici ile tüketicinin direk muhatap olmasıdır. Yani tarladan direk tüketiciye, aracısız, komisyonsuz, pazarlık usulünün uygulandığı bir alışveriş yeridir. Ne bulunur? Dört mevsim, Besni ve çevresinde yetişen her türlü ürün ve ev yapımı yiyecek içecek ve diğer ürünler bu pazarda satılır.
    0 Cevap | 23 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 17:30
    BESNİ İLÇESİ ÇAKIRHÜYÜK BELDESİ Besni Çakırhüyük Çakırhüyük, Adıyaman'ın Besni ilçesine bağlı bir beldedir. Adıyamanın Besni ilçesine bağlı beldesidir.Adıyaman'a 84 km uzaklıkta Besni'ye ise 30 km'dir Belde halkı genellikle tarımla uğraşmaktadır.Keysun ovasında ağırlıklı olarak Pamuk ve mısır tarımı yapılmaktadır.beldemizde Lise, İlköğretim okulu, sağlık ocağı,tarım kredi kooparatifi,okuma salonu,keysun sulama birliği, birkaç çırçır fabrikası bulunmaktadır.. Bucak merkezinin yerleştiği yerde yaklaşık 20m. Yükseklikte bir höyük vardır. Tarihi Keysun kalesi bu höyüğün üzerindeymiş. Tarihte etkin roller oynayan bu kalenin adı BEYSUN ve GEYSUN kelimelerinin değişimi sonucu oluşmuştur. Besni İlçesinin güneyindeki geniş bir ovanın ortasında bulunan Keysun kalesinin, ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Sık sık savaşlara sahne olan kale, çok defa yıkılmış ve tekrar yapılmıştır. Kalenin höyüğü ve su kaynakları meşhurdur.Keysun Kalesinin son yapı Evrelesi Ortaçağ'a tarihlenmektedir.. Ancak kaleye ait kalıntıları günümüzde görmek mümkün değildir..( TARİH Çakırhüyük, 250 Yıllık geçmişi vardır. eski adı Keysundur. Beldemiz bize hakaret eden zat haddini bilsin devletin bu kasabasından savcısı araştırdı ve tarihimiz bellidir. Kökümüzde türkmen bayat aşiretinden gelen insanlarız musul yöresinden iskan edilmişiz ve türkmen kültürü olan bir beldedir. Kasabamız tarihi dokusu bozulmamış bir yerleşimdir. Mahalleler: Abımıstık Mah. Boybeypınarı Mah. Köprübaşı Mah. Levzin Mah. Yeşilova Mah. Beldenin Yıllara Göre Nüfusu 2007 2000 6,037 1997 3,613 1990 3,074 1985 2,780
    0 Cevap | 21 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 16:55
    Konu Sahibi Elçi Konu Besni İlçesi Akarsuları Katagori Besni İlçesi
    BESNİ İLÇESİ AKARSULARI AKARSULARI İlçemizin en önemli akarsuları şunlardır: 1-Fırat Nehri 2-Göksu Irmağı 3-Ağdere (Akdere) 4-Sofraz Çayı (Değirmen Çayı) 5-Keysun Çayı İlçede bulunan akarsulardan sulamada önemli ölçüde yararlanılmaktadır. Fırat Nehri: Türkiye’nin en büyük nehri olan Fırat Nehri, Besni’nin güneydoğusundan geçer ve Şanlıurfa’nun ilçeriyle arasında sınır çizgisini oluşturur. Göksu Çayı Kızılin Köyü civarında Anadolu’nun en önemli akarsularından biri olan Fırat Nehri ile birleşmektedir. Göksu Irmağı: Biri Sürgü, diğeri Pazarcık İlçesinin Helne Köyüne yakın bir yerden çıkan iki suyun birleşmesinden meydana gelir. Besni ve Adıyaman bölgesinden gelen çayları da alarak, Kızılin Köyü civarında Fırat Nehri ile birleşir. Sofraz Çayı (Değirmen Çayı): Besni İlçe merekzinin yaklaşık 6 km. kadar güneyindeki Sugözü diye bilinen yerden çıkar. Halk arasında Değirmen Çayı olarak da bilinir. Üçgöz Beldesinden geçerek Sofraz Çayı adını alır ve Akyazı (Çanakçı) köyü yanında Keysun Çayı ile birleişp Sayören civarında Göksu Irmağı karışır. Keysun Çayı: Kesmetepe Beldesi İnce Mahallesi civarından çıkan Tavaş Suyu ile Kargalı Köyü yakınından çıkan Çövenek Suyu, Çakırhüyük Beldesi yakınında birleşerek Keysun Çayı adını alır ve Akyazı Köyü yakınında Sofraz Çayı ile birleşip Sayören civarında Göksu Irmağına karışır.
    0 Cevap | 23 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 16:35
    BESNİ İÇMESİ (ÇÖMRÜK ÇEŞMESİ) İl merkezinin 48 Km. Batı istikametinde, Besni İlçesinin 6 km. kuzeydoğusundadır. Bu içmenin suyu böbrek taşlarına, kronik kabızlık, bağırsak ve mide iltihapları tedavisinde faydalı olduğu söylenmektedir.
    0 Cevap | 16 Görüntüleme
  • Elçi nickli üyeye ait kullanıcı resmi (Avatar)
    Dün, 16:02
    Konu Sahibi Elçi Konu Besni Üzümü Katagori Besni İlçesi
    BESNİ ÜZÜMÜ Kültür asmasının anavatanı olarak kabul edilen Anadolu Yarımadasında bağcılık yaygın ve yoğun olarakyapılmaktadır.Bağcılık çok eski yıllardan beri Besni ekonomisi ve kültüründe önemli bir yere sahip olup, ismini Besniden alan üzüm çeşitlerimiz mevcuttur. İlçemiz genelinde Besni Üzümü olarak adlandırlan Peygamber Üzümünün (Besni Üzümü)Besni çevresinde dikkate alındığında 5.000 dekarlık alanda üretimi yapılmaktadır.Bu alanda ise yaklaşık 8.000 – 10.000 tonluk yaş üzüm rekoltesi vardır. Üzüm Çeşidimizin Özellikleri: •Salkım:Silindir ve konik şeklinde, sık yapılı, iri (400-500) şekildedir. •Tane: Kabuk rengi yeşil-sar tane şekli kısa oval, ince kabuklu, 2-3 çekirdekli •100 tane ağırlığı:250-700 gr. •1 tane kuru üzüm ağırlığı :1.5 •Verim: 1.750 – 2.000 Kg./Da •Hasat:Ağustosun ikinci yarısında olgunlaşmakta olup, hasat sırasında suda çözünebilir kuru madde oranı ortalama (16,6) •Toplam asit miktarı: Az (0.503 gr/1) 100 Gr. Taze Üründe Besin Özellikleri: * 70 Kalori * 0,7 gr. Protein *0.4 gr.Yağ *17 gr.Karbonhidrat * 17 mg. Ca * 20 mg. P *0.5 gm Fe * A Vitamini 80 IU * B1 Vitanamini 0.05 mg * B2 Vitamini 0.05 mg * C Vitamini 4 mg Besnİ ÜzÜmÜnÜn ÇeŞİtlerİ -Ağ Üzüm -Kara Kurnur -Serpene Kıran -Besni Üzümü -Kırmızı Üzüm 1. Tahannebi: Tilhani de denir. Mevsimin ilk kemale eren beyaz üzümüdür. 2. Kara Üzüm: Sergi Karası da denir. 3. Ekşi Kara: Yuvarlak taneleri vardır. 4. Yörük Karası: Yivrik Kara veya Terazi Üzümü de denir. Kekre lezzettedir. Uçları sivridir. 5. Tosbağa Karası: Kötü Kara denir. Makbul değildir. 6. Kilis Karası: Horoz karası da denir. Kırmızı üzümlerin en makbul olanıdır. 7. Kabarcık: Yuvarlak taneli beyaz üzümdür. 8. Tosbağa Kabarcığı: Kilis kabarcığı da denir. Kabuğu çok serttir. Önemsenmez. 9. Hıyami Kabarcık: Taneleri çok iri olup sofralıktır. 10. Bertiz Kabarcık: En son olgunlaşan ve hava koşullarına en dayanıklı üzümdür. 11. Hatun Parmağı: Beyzi, sivri ve iridir. 12. Tümtümü: 13. Kara Azez: Taneleri çok sıktır. Pekmezi iyi olur. 14. Saçak Azezi: Taneleri daha seyrektir. 15. Horoz Yüreği: Makbul değildir 16. övezi: Beyaz üzümdür, beyzi-yuvarlak tanelidir. 17. Besni Ağ Üzümü 18. Muhammediye: İnce kabukludur, Besni Ağ Üzümüne benzer. 19. Künefi: Yuvarlak taneli pembe renklidir. Uzun yolculuğa dayanır. 20. Havama: öküzgözü de denir. 21. Ak Besni: Beyaz, kalın ve çok uzun tanelidir. 22. Sarı Besni: Sarı, kalın ve çok uzun tanelidir. 23. Nebidede: Peygamber Üzümü veya Dımışkı (Şam=Damascus) da denir. Kurutulur. 24. Dökülgen: Helvacı Üzümü de denir. Ufak, beyzi tanelidir. Pekmez ve şire bundan yapılır. 25. Kuş Üzümü: Beyaz, ufak taneli, çekirdeksizdir. 26. Ariş Üzümü: Beyaz, asma üzümüdür. 27. Yediveren: Kırmızı asma üzümüdür. 28. Devegözü: Maya (dişi deve) Gözü de denir. 29. Tilki Üzümü: Çok çabuk olgunlaşır. 30. Serpene Kıran: Beyazdır. Şeklen Dökülgen ile Muhammediye arasındadır. 31. Kızlar Tahtası: Muhammediyeye benzer. 32. Urumu: 33. Keçi Memesi: Sivri tanelidir. 34. Şam Kabarcığı: 35. İhtiyar Çökerten: 36. Hönüsü: (Humusi=Kırmızımsı) Kara ile mor renk arasında, iri, beyzi tanelidir. 37. Kırmızı Hönüsü: İlk yetişen hönüsü çeşididir. 38. Mahra Başı: Beyaz renktedir. Hönüsüye benzer. 39. Ak Hönüsü: 40. Bap Hönüsüsü: 41. Kökükara: ÜZÜM ADI - ÖZELLİKLERİ - YETİŞTİĞİ AY Ağ üzüm: Çeşitleri (Ballı boz , çilli boz) ince kabuklu , beyaz dayanıksız çok lezzetli , Sofralık üzüm Sonbaharda yetişir Mevsiminde bulunur Serpene kıran Beyaz sofralık üzüm Ağustos ’da yetişir Mevsiminde bulunur Kızlar tahtası Beyaz sofralık üzüm Sonbaharda yetişir Mevsiminde bulunur Peygamber üzümü Sofralık ve kurutmalık Dayanıksız Beyaz iri uzun taneli üzüm. Haziran sonu temmuz başında yetişir. Mevsiminde ve kuru olarak her zaman bulunur. Çınar Yaprağı Sofralık ve kurutmalık Beyaz taneli üzüm Temmuz sonunda yetişir cinsi tükenmiştir. Gurnuk Siyah ve beyaz taneli kurutmalık üzüm Temmuz sonunda yetişir kuru olarak her zaman bulunur. Koreş:Çeşitleri (sarı koreş ,patlak koreş) Sofralık ve şirelik sarı ve yeşil üzüm Temmuz sonunda yetişir.Mevsiminde bulunur. Anebi Erkenci beyaz taneli dayanıksız beyaz üzüm Haziran sonunda yetişir mevsiminde bulunur. Tümbü Mor siyah , sofralık ve şaraplık üzüm Sonbaharda yetişir mevsiminde bulunur. Şeffafi Tam siyah sofralık lezzetli bir üzüm Son baharda yetişir cinsi tükenmiştir. Alaça Siyah ufak taneli çok erkenci bir üzüm sofralık Haziranda yetişir cinsi tükenmiştir. Kızılgarzi Kırmızı pembe sofralık Sonbaharda yetişir mevsiminde bulunur. Kırmızı Üzüm Kırmızı sert , şirelik üzüm Sonbaharda yetişir. cinsi tükenmiştir. Hunisi Siyah şaraplık üzüm Sonbaharda yetişir. mevsiminde bulunur. Kuzilgan Açık kırmızı taneleri iri sofralık üzüm Sonbaharda yetişir. cinsi tükenmiştir. Asırlık Beyaz küçük taneli şirelik üzüm Temmuz sonunda yetişir. cinsi tükenmiştir. Samora Beyaz şirelik üzüm Temmuz sonunda yetişir. mevsiminde bulunur. Azezi Beyaz şirelik üzüm Sonbaharda yetişir. mevsiminde bulunur Kabarcık Beyaz sofralık üzüm Sonbaharda yetişir. cinsi tükenmiştir. Sanırı Beyaz taneli sofralık üzüm Ağustos sonunda yetişir. cinsi tükenmiştir.
    0 Cevap | 19 Görüntüleme
Daha Fazla Etkinlik